İçeriğe geç
Edremit Avukat Onur Özçoban

Makale

Kasten Yaralama Suçu ve Cezası: Şikâyet, Uzlaşma ve Silahla Yaralama

Güncelleme: 30 Ekim 2026 · Hazırlayan: Onur Özçoban, Avukat (Balıkesir Barosu)

Gravür tarzı illüstrasyon: koyu ahşap masada sargı bezi rulosu ve eski bir ilk yardım kutusu.

Kasten yaralama, bir başkasının vücuduna bilerek acı verilmesi veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olunmasıdır (TCK m. 86/1). Kasten yaralama cezası, yaralanmanın ağırlığına, silah kullanılıp kullanılmadığına ve kanundaki diğer ağırlaştırıcı nedenlere göre değişir. Her yaralama şikâyete bağlı olmadığı gibi, şikâyetten vazgeçmek de her dosyada davayı sona erdirmez. Aşağıda ceza sınırlarını, şikâyet ve uzlaşma şartlarını, darp raporuna ilişkin bir kararı ve çocukların ceza sorumluluğunu bulacaksınız.

Kasten Yaralama Hangi Fiillerde Oluşur?

Kasten yaralama suçu; başkasının vücuduna kasten acı vermek, sağlığını bozmak veya algılama yeteneğinin bozulmasına neden olmakla oluşur. Suçun temel düzenlemesi TCK 86’dır (TCK m. 86/1).

Kanundaki tanım yalnızca vücutta meydana gelen yarayı kapsamaz; sağlığın veya algılama yeteneğinin bozulması da tanım içindedir. Yaralamanın kişi üzerindeki etkisi basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek kadar hafifse daha düşük ceza öngören hüküm uygulanır (TCK m. 86/2).

Yaralamanın Ağırlığına Göre Ceza Nasıl Belirlenir?

Kasten yaralamanın temel cezası bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapistir. Etki basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek kadar hafifse ceza, altı aydan bir yıl altı aya kadar hapis veya adli para cezasıdır (TCK m. 86/1-2).

Yaralamanın durumu Kanundaki ceza veya artırım
TCK 86/1 kapsamındaki yaralama Bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapis
Basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif yaralama Altı aydan bir yıl altı aya kadar hapis veya adli para cezası
Bu hafif yaralamanın kadına karşı işlenmesi Cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz
Kemik kırığı veya çıkığı TCK 86’ya göre belirlenen ceza, kırık veya çıkığın hayat fonksiyonlarına etkisine göre yarısına kadar artırılır

Tablodaki ilk üç satır TCK 86/1-2’ye, son satır TCK 87/3’e dayanır. Nitelikli hâller ve diğer ağır sonuçlar ayrıca değerlendirilir.

Her kemik kırığında ceza doğrudan yarı oranında artırılmaz. Kanun, kırık veya çıkığın hayat fonksiyonlarına etkisine göre yarısına kadar artırım öngörür. Örneğin varsayımsal bir olayda yaralama kemik kırığına yol açmışsa, artırım oranı yalnızca kırığın bulunmasına göre belirlenmez (TCK m. 87/3).

Yaralama daha ağır sonuçlar doğurduğunda şu hükümler uygulanır:

  • Organ veya duyu işlevinin sürekli zayıflaması, konuşmada sürekli zorluk, yüzde sabit iz, yaşamı tehlikeye sokan durum veya erken doğum hâlinde ceza bir kat artırılır. Ceza, TCK 86/1 kapsamındaki hâllerde dört yıldan; TCK 86/3 kapsamındaki hâllerde altı yıldan az olamaz (TCK m. 87/1).
  • İyileşmesi mümkün olmayan hastalık veya bitkisel hayat, organ veya duyu işlevinin yitirilmesi, konuşma ya da çocuk yapma yeteneğinin kaybı, yüzün sürekli değişikliği veya düşük hâlinde ceza iki kat artırılır. Ceza, TCK 86/1 kapsamındaki hâllerde altı yıldan; TCK 86/3 kapsamındaki hâllerde dokuz yıldan az olamaz (TCK m. 87/2).
  • Yaralama sonucunda ölüm meydana gelirse TCK 86/1 kapsamındaki hâllerde on yıldan on dört yıla, TCK 86/3 kapsamındaki hâllerde on dört yıldan on sekiz yıla kadar hapis cezası öngörülür (TCK m. 87/4).

Kasten Yaralamanın Nitelikli Hâlleri

Kasten yaralamanın kanunda sayılan nitelikli hâllerinde şikâyet aranmaz ve ceza artırılır. Artırım, canavarca hisle işlemede bir kat; diğer nitelikli hâllerde yarı oranındadır (TCK m. 86/3).

Bu hüküm, suçun şu şekillerde işlenmesini kapsar:

  • Üstsoya, altsoya, eşe, boşanılan eşe veya kardeşe karşı.
  • Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumdaki kişiye karşı.
  • Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle.
  • Kamu görevlisinin sahip olduğu nüfuz kötüye kullanılarak.
  • Silahla.
  • Canavarca hisle.

Örneğin eşe veya boşanılan eşe karşı işlenen yaralamada, yaralanmanın basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek kadar hafif olması şikâyet şartı doğurmaz; nitelikli hâl nedeniyle şikâyet aranmaksızın işlem yapılır (TCK m. 86/2-3).

Silahla Yaralama Cezası

Silahla yaralamada, yaralama için belirlenen ceza yarı oranında artırılır ve şikâyet aranmaz. Temel yaralama hükmünün uygulandığı, başka bir artırımın bulunmadığı durumda ceza aralığı iki yıl üç aydan dört yıl altı aya kadar hapistir (TCK m. 86/1, 86/3-e).

Yaralanma basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek kadar hafifse başlangıç cezası TCK 86/2’ye göre belirlenir ve silah nedeniyle artırım yapılır. Kemik kırığı veya daha ağır bir sonuç varsa ilgili ağırlaşmış yaralama hükmü de değerlendirilir (TCK m. 86/2-3, 87).

Silah yalnızca tabanca veya bıçak değildir. Ceza kanunundaki tanım şunları da kapsar:

  • Ateşli silahlar ve patlayıcı maddeler.
  • Saldırı veya savunma için yapılmış kesici, delici veya bereleyici aletler.
  • Bu amaçla yapılmamış olsa bile fiilen saldırı veya savunmada kullanılmaya elverişli diğer şeyler.
  • Kanunda sayılan yakıcı, aşındırıcı, yaralayıcı, boğucu, zehirleyici veya sürekli hastalığa yol açıcı maddeler (TCK m. 6/1-f).

Şikâyet, Şikâyetten Vazgeçme ve Uzlaşma

Basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif yaralama, nitelikli hâl yoksa şikâyete bağlıdır. Başvurunuz için suç duyurusu dilekçesi örneğinden yararlanabilirsiniz. TCK 86/1 kapsamındaki yaralama ile TCK 86/3’teki nitelikli hâllerde şikâyet aranmaz; uzlaştırma kapsamı ise ayrıca belirlenir (TCK m. 86; CMK m. 253/1).

Yetişkinler hakkındaki temel ayrım şöyledir:

Yaralamanın hukuki niteliği Şikâyet gerekir mi? Uzlaştırma kapsamında mı?
TCK 86/2 kapsamındaki hafif yaralama, nitelikli hâl yoksa Evet Evet
TCK 86/1 kapsamındaki yaralama, nitelikli hâl yoksa Hayır Evet
TCK 86/3 kapsamındaki nitelikli yaralama; örneğin silahla veya eşe karşı yaralama Hayır Hayır
TCK 87 kapsamındaki neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama Hayır Hayır

Uzlaştırma kapsamına giren suç, kapsam dışındaki başka bir suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmişse uzlaşma hükümleri uygulanmaz. Ancak diğer suç önödeme kapsamındaysa uzlaştırma kapsamındaki suç yönünden uzlaşma hükümleri uygulanır. Çocuklar için ayrıca, mağdurun gerçek kişi veya özel hukuk tüzel kişisi olması şartıyla üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlara ilişkin düzenleme bulunur (CMK m. 253/1-c, 253/3).

Şikâyete bağlı yaralamada şikâyet süresi altı aydır. Süre, dava zamanaşımını geçmemek şartıyla, şikâyet hakkı olan kişinin fiili ve failin kimliğini bildiği veya öğrendiği gün başlar (TCK m. 73/1-2).

Şikâyete bağlı suçta, kanunda aksi yazılı olmadıkça şikâyetten vazgeçme davayı düşürür; vazgeçmeyi kabul etmeyen sanık bundan etkilenmez. Hüküm kesinleştikten sonra vazgeçmek ise cezanın infazını engellemez. Silahla yaralama gibi şikâyet aranmayan bir hâlde yalnızca şikâyetten vazgeçerek davayı sona erdirmek mümkün değildir (TCK m. 73/4, 73/6, 86/3).

Şikâyetten vazgeçme ile uzlaşma farklı işlemlerdir. Birlikte suç işleyen sanıklardan biri hakkındaki şikâyetten vazgeçme diğerlerini de kapsarken, uzlaşmadan yalnızca uzlaşan kişi yararlanır (TCK m. 73/5; CMK m. 255).

Uzlaştırmada tekliften itibaren yedi gün içinde karar bildirilmezse teklif reddedilmiş sayılır. Uzlaşma sağlandığında kararlaştırılan yükümlülüğün yerine getirilmesine ve dosyanın aşamasına göre sonuç değişir (CMK m. 253/4, 253/19, 254/2):

Aşama Yükümlülük hemen yerine getirilirse İleri tarihe bırakılır veya taksitlendirilirse
Soruşturma Kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir Kamu davasının açılması ertelenir; yükümlülük yerine getirilmezse kamu davası açılır
Dava açıldıktan sonra Davanın düşmesine karar verilir Durma kararı verilir; yükümlülük yerine getirilmezse yargılamaya devam edilir

Uzlaşma, tazminat hakkını da etkiler: uzlaşma anında tespit edilemeyen veya sonradan ortaya çıkan zararlar hariç, aynı suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış davadan feragat edilmiş sayılır (CMK m. 253/19).

Yargıtay bir kanun yararına bozma kararında, “uzlaştırma raporu ile sabit olduğu üzere sanık ve katılan arasında gerçekleştirilen uzlaştırma işlemleri sonucunda taraflar arasında uzlaştırmanın sağlandığı anlaşılmakla” gerekçesiyle mahkûmiyet kararını isabetsiz bulmuştur (Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2019/17905, K. 2020/4653, T. 19.02.2020).

Darp Raporu ve Diğer Deliller

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, eşler arasındaki bir yaralama olayında adli raporları ve beyanları birlikte değerlendirmiş; o dosyada verilen beraat kararını isabetsiz bulmuştur. Bu karar, her darp raporunun tek başına mahkûmiyet için yeterli olduğu şeklinde okunamaz.

Kararda, “sanığın kasten yaralama suçunun sabit olduğu gözetilmeden beraatine karar verilmesi” isabetsiz bulunmuştur. Değerlendirme, incelenen olayın adli raporları ve beyanlarına ilişkindir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2021/181, K. 2021/316, T. 29.06.2021).

Kamu Davası Ne Zaman Açılır, Yargılama Ne Kadar Sürer?

Kamu davası, savcının düzenlediği iddianamenin mahkemece kabulüyle açılır. Yaralama davasına kural olarak asliye ceza mahkemesi bakar; silahla işleme gibi ağırlaştırıcı nedenler görevi değiştirmez (5235 sayılı Kanun m. 11, 14). Yaralama sonucu ölüm hâlinde kanundaki cezanın üst sınırı on yılı aştığı için ağır ceza mahkemesi görevlidir (TCK m. 87/4; 5235 sayılı Kanun m. 12). Ceza Genel Kurulu kararında aktarılan bir bozma kararında da bu suçta “yargılama yapma ve kanıtları değerlendirme görevinin” ağır ceza mahkemesine ait olduğu belirtilmiştir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2019/136, K. 2020/293, T. 16.06.2020). Uzlaştırmaya tabi yaralamada ise kamu davası açılması için yeterli şüphe varsa dosya önce uzlaştırma bürosuna gönderilir (CMK m. 253/4).

Uzlaştırmacının işlemleri sonuçlandırması için öngörülen süre otuz gündür; bu süre her defasında yirmi günü geçmemek üzere en fazla iki kez uzatılabilir. Bunlar uzlaştırma işlemine ilişkin sürelerdir, yaralama davasının toplam bitiş süresi değildir (CMK m. 253/12).

Dava zamanaşımı da yargılamanın ne kadar süreceğini göstermez. Zamanaşımı, suçun kanundaki cezasının üst sınırına göre belirlenir; mevcut delillere göre daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hâller de hesaba katılır. Beş yıldan fazla olmayan hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlarda temel süre sekiz yıl, beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis gerektiren suçlarda on beş yıldır (TCK m. 66/1, 66/3-4).

Bu sürelerden hareketle davanız için bir bitiş tarihi çıkarılamaz. Ayrıca uzlaştırma sürecinde kanunda belirtilen dönem boyunca dava zamanaşımı işlemez (CMK m. 253/21).

Hapis Cezası Adli Para Cezasına Çevrilebilir Mi?

Bir yıl veya daha az süreli hapis cezası kısa süreli hapistir (TCK m. 49/2). Kasten yaralamada kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi mümkün olabilir; ancak bu sonuç her mahkûmiyette uygulanmaz. Mahkeme kişinin özelliklerini, sosyal ve ekonomik durumunu, yargılama sırasındaki pişmanlığını ve suçun işleniş özelliklerini değerlendirir (TCK m. 50/1).

Hafif yaralamada doğrudan adli para cezası verilmesi ile hapis cezasının sonradan paraya çevrilmesi farklıdır. TCK 86/2, hapis veya adli para cezasını seçenek olarak düzenler. Böyle bir durumda mahkeme hapsi seçmişse bu ceza sonradan adli para cezasına çevrilemez (TCK m. 50/2, 86/2).

Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş kişilerde, otuz gün veya daha az hapis cezası kanundaki seçenek yaptırımlardan birine çevrilir. Aynı şartla, fiil tarihinde on sekiz yaşını doldurmamış veya altmış beş yaşını bitirmiş kişilere verilen bir yıl veya daha az hapis cezası da seçenek yaptırıma çevrilir. Bu hüküm, yaptırımın mutlaka adli para cezası olacağını söylemez (TCK m. 50/3). Mahkeme şartları varsa hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına da karar verebilir; bu ayrı bir kurumdur.

Çocukların İşlediği Yaralamada Ceza Sorumluluğu

Çocuğun ceza sorumluluğu, fiili işlediği tarihteki yaşına ve bazı yaş gruplarında fiilin anlamını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğine göre belirlenir. On sekiz yaşından küçük herkes için aynı indirim uygulanmaz (TCK m. 31).

Fiil tarihindeki yaş Ceza sorumluluğu ve genel uygulama
On iki yaşını doldurmamış Ceza sorumluluğu yoktur; ceza kovuşturması yapılamaz. Çocuklara özgü güvenlik tedbirleri uygulanabilir.
On iki yaşını doldurmuş, on beş yaşını doldurmamış Fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamıyor veya davranışlarını yönlendirme yeteneği yeterince gelişmemişse ceza sorumluluğu yoktur; çocuklara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur. Bu yetenekler varsa süreli hapis cezaları yarı oranında indirilir; her fiil için hapis cezası dokuz yılı geçemez.
On beş yaşını doldurmuş, on sekiz yaşını doldurmamış Süreli hapis cezaları üçte bir oranında indirilir; her fiil için hapis cezası on beş yılı geçemez.

Tablodaki genel indirimlerin ağırlaşmış yaralama bakımından istisnası vardır. TCK 87/2 ve 87/4 kapsamındaki suçlarda mahkeme; kasta dayalı kusurun ağırlığı, amaç ve saik, işleniş şekli veya önceki kasıtlı suçtan hapis mahkûmiyetini değerlendirerek on beş-on sekiz yaş grubuna ilişkin indirim hükümlerini uygulamayabilir. Ceza sorumluluğu bulunan on iki-on beş yaş grubunda ise yarı oranındaki indirim yerine on beş-on sekiz yaş grubuna ilişkin hükümler uygulanabilir (TCK m. 31/4).

Kasten Yaralama Yargıtay Kararları

Yargıtay, bir yaralama dosyasında meşru müdafaayı kabul etmemiş; haksızlığı ilk kimin başlattığı belirlenemediği için olayın çıkış sebebi üzerinde durularak haksız tahrikin değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir. Bu, ilk hareketin belirlenemediği her olayda otomatik indirim yapılacağı anlamına gelmez.

Bozma kararında, “haksızlık teşkil eden eylemi ilk kimin gerçekleştirdiğinin de tespit edilememesi karşısında” olayın başlangıcının değerlendirilmesi gerektiği ifade edilmiştir (Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2022/9595, K. 2022/25679, T. 20.12.2022).

Kaynaklar

Mevzuat

Yargı Kararları

Mevzuat ve karar metinleri: Adalet Bakanlığı Mevzuat Bilgi Sistemi (mevzuat.adalet.gov.tr).

Hayata ve Vücut Dokunulmazlığına Karşı Suçlar Hakkında Diğer Sayfalar