İçeriğe geç
Edremit Avukat Onur Özçoban

Makale

Tutuklama: Şartları, Tutukluluk Süresi ve Tutuklamaya İtiraz

Güncelleme: 30 Ekim 2026 · Hazırlayan: Onur Özçoban, Avukat (Balıkesir Barosu)

Gravür tarzı illüstrasyon: parmaklıklı küçük penceresi olan ağır demir kapı ve kancada asılı anahtarlık.

Tutuklama, kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller ve bir tutuklama nedeni bulunduğunda, şüpheli veya sanığın hâkim ya da mahkeme kararıyla özgürlüğünün kısıtlanmasıdır (CMK m. 100, 101). Suçlamanın ağır olması tek başına yeterli değildir; tutuklamanın ölçülü olması ve adli kontrolün neden yetersiz kalacağının da gerekçelendirilmesi gerekir. Tutuklama kararına karşı genel itiraz süresi, kararın öğrenildiği günden itibaren iki haftadır (CMK m. 268/1). Aşağıda tutuklama şartlarını, azami süreleri, tutukluluk incelemesini, itiraz ve tahliye yollarını bulacaksınız.

Tutuklama ve Tutuklu Yargılanma

Tutuklama, hakkındaki suç şüphesi nedeniyle kişinin kanundaki şartlarla özgürlüğünden yoksun bırakılmasıdır. Soruşturma sırasında şüpheli, yargılama sırasında ise sanık hakkında uygulanabilir; her iki durumda da karar için kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller ve bir tutuklama nedeni aranır (CMK m. 100/1).

“Tutuklu yargılanma”, sanığın yargılama sürerken tutuklu bulunmasını ifade eder. Tutukluluğun devam edip etmeyeceğini hâkim veya mahkeme yeniden inceler; sanık da salıverilmesini isteyebilir (CMK m. 104, 108).

Tutuklama Şartları, Nedenleri ve Katalog Suçlar

Tutuklama için kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller, bir tutuklama nedeni ve ölçülülük birlikte aranır. Ayrıca kararda adli kontrolün neden yetersiz kalacağı somut olgularla açıklanmalıdır (CMK m. 100/1, 101/2).

Tutuklama nedenleri arasında şunlar bulunur (CMK m. 100/2):

  • Şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması ya da kaçacağı şüphesini uyandıran somut olguların bulunması.
  • Davranışlarının delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme konusunda kuvvetli şüphe oluşturması.
  • Tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapma girişiminde bulunduğuna ilişkin kuvvetli şüphe oluşması.

Katalog suçlar, işlendiği konusunda somut delillere dayanan kuvvetli şüphe varsa tutuklama nedeninin var sayılabildiği suçlardır. Katalogda yer almak otomatik tutuklama anlamına gelmez; somut delil, ölçülülük ve adli kontrolün yetersizliği yine değerlendirilir (CMK m. 100/1, 100/3, 101/2).

Katalogda örneğin şu suçlar yer alır:

  • Kasten öldürme.
  • Kanunda belirtilen bazı kasten yaralama hâlleri ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama.
  • Cinsel saldırının kanunda belirtilen hâlleri ve çocukların cinsel istismarı.
  • Hırsızlık ve yağma.
  • Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti.
  • Kadına karşı işlenen kasten yaralama.
  • Sağlık personeline görevleri sırasında veya görevleri dolayısıyla işlenen kasten yaralama.
  • Kanunda sayılan eğitim çalışanlarına görevleri sırasında veya görevleri sebebiyle işlenen kasten yaralama.

Bu liste örneklerle sınırlıdır; katalogdaki suçların tamamı ve kapsamları CMK m. 100/3’te düzenlenir. Katalog dışında kalan bir suçta da somut deliller, tutuklama nedeni ve diğer şartlar varsa tutuklama kararı verilebilir (CMK m. 100/1-2).

Tutuklama Yasağı ve Karar Verilemeyecek Hâller

Yalnız adli para cezasını gerektiren suçlarda tutuklama kararı verilemez. Hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlarda da tutuklama yasağı vardır; ancak vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenen suçlar, bu iki yıllık sınıra ilişkin yasağın dışındadır (CMK m. 100/4).

Burada ölçüt, suç için kanunda öngörülen hapis cezasının üst sınırıdır. Dolayısıyla “iki yılın altında ceza bekleniyorsa tutuklama olmaz” biçimindeki bir genelleme, kanundaki ölçütü doğru anlatmaz.

İki yıllık sınırın istisnasına giren bir suçta da tutuklama kendiliğinden uygulanmaz. Kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller ve tutuklama nedeni bulunmalı; tedbir, işin önemi ve beklenen ceza veya güvenlik tedbiriyle ölçülü olmalıdır (CMK m. 100/1).

Tutuklama Kararını Kim Verir, Gerekçe Nasıl Yazılır?

Soruşturma evresinde tutuklama kararını, Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi verir. Kovuşturma evresinde ise davaya bakan mahkeme, savcının istemi üzerine veya kendiliğinden tutuklama kararı verebilir (CMK m. 101/1).

Savcının tutuklama isteminde gerekçe bulunmalı; adli kontrolün neden yetersiz kalacağı hukuki ve fiilî nedenlerle açıklanmalıdır. Tutuklama, tutukluluğun devamı veya tahliye isteminin reddi kararında da şu hususları gösteren deliller somut olgularla gerekçelendirilmelidir (CMK m. 101/2):

  • Kuvvetli suç şüphesi.
  • Tutuklama nedenlerinin varlığı.
  • Tutuklamanın ölçülü olması.
  • Adli kontrolün yetersiz kalacak olması.

Bu nedenle bir tutuklama kararı örneğinde yalnız suçun adının yazılması, kanunun aradığı gerekçenin tamamını karşılamaz. Kararın, bu hususları dosyadaki somut olgularla açıklaması gerekir.

Tutuklama istendiğinde şüpheli veya sanık, seçtiği ya da baronun görevlendireceği savunma avukatının, yani müdafiin yardımından yararlanır. Kararın içeriği kendisine sözlü olarak bildirilir ve yazılı örneği verilir. Tutuklama kararı verilmezse kişi derhâl serbest bırakılır (CMK m. 101/2-4).

Tutuklamaya alternatif olarak değerlendirilen yükümlülükler için adli kontrol şartları ve uygulamaları sayfasına bakabilirsiniz.

Tutukluluk Süresi ve Azami Süreler

Azami tutukluluk süresi, işin ağır ceza mahkemesinin görevine girip girmediğine ve suçun türüne göre değişir. Soruşturma evresi için ayrıca daha kısa sınırlar bulunur; bu süreler, kişinin mutlaka sonuna kadar tutuklu tutulacağı anlamına gelmez (CMK m. 100, 102, 104).

Aşağıdaki genel süreler, çocuklar için uygulanacak indirimler öncesindeki sınırlardır:

İşin türü Temel azami süre Zorunlu hâllerde gerekçeli uzatma Uzatmayla birlikte toplam üst sınır
Ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işler 1 yıl En çok 6 ay 1 yıl 6 ay
Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işler 2 yıl Toplam en çok 3 yıl 5 yıl
TCK’nin İkinci Kitap, Dördüncü Kısım, Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümlerindeki suçlar ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki suçlar 2 yıl Toplam en çok 5 yıl 7 yıl

Tablodaki uzatmalar otomatik değildir. Zorunlu hâllerin gerekçesi gösterilmeli; uzatma kararı verilmeden önce Cumhuriyet savcısı, şüpheli veya sanık ve müdafiinin görüşleri alınmalıdır (CMK m. 102/1-3).

Soruşturma evresindeki tutukluluk sınırları ayrıca şöyledir (CMK m. 102/4):

Soruşturmanın konusu Soruşturma evresindeki üst sınır
Ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işler 6 ay
Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işler 1 yıl
TCK’nin yukarıda belirtilen bölümlerindeki suçlar, Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki suçlar ve toplu olarak işlenen suçlar 1 yıl 6 ay; gerekçesi gösterilerek 6 ay daha uzatılabilir

Soruşturma için belirtilen sınırlar, ilk tablodaki sürelerin üzerine eklenecek ayrı süreler değildir; soruşturma evresinde aşılmaması gereken sınırlardır. Ayrıca toplu olarak işlenen suçların soruşturmadaki özel süre grubunda bulunması, tek başına genel toplam üst sınırı yedi yıla çıkarmaz (CMK m. 102/2, 102/4).

Çocuklarda fiilin işlendiği tarihteki yaş esas alınır. On beş yaşını doldurmamış çocuklar için bu sürelerin yarısı; on beş yaşını doldurmuş ancak on sekiz yaşını doldurmamış çocuklar için dörtte üçü uygulanır (CMK m. 102/5).

Aynı dosyadaki her suç için süre yeniden başlamaz. Yargıtay Ceza Genel Kurulu bir kararında, “Tutuklama tedbiri, bir yaptırım olmadığından aynı dosya kapsamındaki her bir suç için azami tutukluluk süresinin ayrı ayrı hesaplanması kabul edilemez.” demiştir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2017/862, K. 2022/829, T. 22.12.2022).

Tutuklulukta geçirilen sürenin cezadan düşülmesi ise ayrı bir konudur. Hüküm kesinleşmeden önce kişinin özgürlüğünü sınırlayan hâller nedeniyle geçirdiği süreler, hükmedilen hapis cezasından indirilir; buna mahsup denir (TCK m. 63).

Tutukluluk İncelemesi ve Devam Kararı

Soruşturma evresinde tutukluluğun devamının gerekip gerekmediği en geç otuzar günlük aralıklarla incelenir. Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi, şüpheliyi veya müdafiini dinleyerek ve tutuklama şartlarını değerlendirerek karar verir (CMK m. 108/1).

Kanun, bu incelemede şüpheli veya müdafiinin dinlenmesini öngörür. Bu nedenle her incelemede mutlaka şüphelinin bizzat dinleneceği söylenemez. Şüpheli de aynı süre içinde tutukluluk durumunun incelenmesini isteyebilir (CMK m. 108/1-2).

Kovuşturma evresinde hâkim veya mahkeme, tutukluluğun devamının gerekip gerekmediğini her oturumda değerlendirir. Koşullar gerektiriyorsa oturumlar arasında da inceleme yapar; otuzar günlük süre içinde kendiliğinden karar verir (CMK m. 108/3).

Tutukluluğun devamı kararında da kuvvetli suç şüphesi, tutuklama nedenleri, ölçülülük ve adli kontrolün yetersizliği somut olgularla gerekçelendirilmelidir. İlk tutuklama kararında olduğu gibi devam kararına da itiraz edilebilir (CMK m. 101/2, 104/2).

Tutuklamaya İtiraz ve İtiraz Süresi

Tutuklama kararına ve tutukluluk hâlinin devamına karşı itiraz edilebilir. Genel itiraz süresi, ilgilinin kararı öğrendiği günden itibaren iki haftadır; eski metinlerde görülen yedi günlük süre güncel genel süre değildir (CMK m. 101/5, 104/2, 268/1).

İtiraz şu şekilde yapılır (CMK m. 268/1-2):

  1. İtirazı kararı veren hâkimliğe veya mahkemeye sunun. Dilekçe verebilir ya da zabıt kâtibine beyanda bulunarak beyanınızı tutanağa geçirtebilirsiniz. Tutanaktaki beyan ve imza hâkim veya mahkeme başkanınca onaylanır.
  2. Kararı veren merci önce itirazı değerlendirir. İtirazı yerinde görürse kararını düzeltir.
  3. İtiraz yerinde görülmezse dosya yetkili mercie gönderilir. Bu gönderme en çok üç gün içinde yapılır.

Üç günlük süre, itirazın mutlaka üç gün içinde sonuçlanacağı anlamına gelmez. Kanunun burada belirlediği süre, itirazı yerinde görmeyen merciin dosyayı göndermesine ilişkindir.

Tutuklama kararına itirazı inceleyecek merci, kararı kimin verdiğine göre değişir:

Kararı veren merci İtirazı inceleyen merci
Sulh ceza hâkimliği Yargı çevresindeki asliye ceza mahkemesi hâkimi
Sulh ceza hâkimliği işlerini gören asliye ceza hâkimi Ağır ceza mahkemesi başkanı
Asliye ceza mahkemesi hâkimi Yargı çevresindeki ağır ceza mahkemesi
Ağır ceza mahkemesi veya başkanı Aynı yerdeki numara olarak sonraki ağır ceza dairesi; son daire için birinci daire; tek daire varsa en yakın ağır ceza mahkemesi

Sulh ceza hâkimliğinin tutuklama ve adli kontrole ilişkin kararları için özel inceleme mercii asliye ceza mahkemesi hâkimidir. Diğer sulh ceza hâkimliği kararları için öngörülen, sıradaki sulh ceza hâkimliğine itiraz kuralı bu kararlarla karıştırılmamalıdır (CMK m. 268/3-a, 268/3-b).

İtiraz gerekçelerini hazırlarken kararda kuvvetli suç şüphesinin, kaçma veya delillere müdahale nedenlerinin, ölçülülüğün ve adli kontrolün neden yetersiz kalacağının nasıl açıklandığını inceleyin. Bunlar, tutuklama kararında bulunması gereken gerekçelerdir (CMK m. 101/2). Hak kaybı yaşamamak için alanında uzman bir avukata danışmak çoğu durumda daha yararlı olabilir.

Tahliye Talebi ve Tutukluluğun Sona Ermesi

Tahliye talebi, tutuklu şüpheli veya sanığın salıverilmesini istemesidir. Soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında yapılabilir; talepte bulunmak için bir sonraki otuz günlük tutukluluk incelemesini beklemek gerekmez (CMK m. 104/1).

Tutukluluğun devamına veya salıverilmeye hâkim ya da mahkeme karar verir. Tahliye istemi reddedilirse ret kararında da kuvvetli suç şüphesini, tutuklama nedenlerini, ölçülülüğü ve adli kontrolün yetersizliğini gösteren deliller somut olgularla açıklanmalıdır. Bu karara itiraz edilebilir (CMK m. 101/2, 104/2).

Tutuklama kararına itirazın iki haftalık süresi ile tahliye talebinde bulunma imkânı farklıdır. İtiraz, verilen karara karşı kullanılan yoldur; tahliye talebi ise soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında salıverilme istemeye olanak tanır (CMK m. 104/1, 268/1).

Dosya bölge adliye mahkemesine veya Yargıtaya gelmişse salıverilme istemini ilgili daire ya da Yargıtay Ceza Genel Kurulu dosya üzerinden inceler. Bu merciler kendiliğinden de salıverilme kararı verebilir (CMK m. 104/3).

Kaynaklar

Mevzuat

Yargı Kararları

Mevzuat ve karar metinleri: Adalet Bakanlığı Mevzuat Bilgi Sistemi (mevzuat.adalet.gov.tr).

Koruma Tedbirleri Hakkında Diğer Sayfalar