Makale
Boşanma Sebepleri: Özel ve Genel Sebepler, Süreler ve İspat

Boşanma sebepleri, Türk Medeni Kanunu’nda sayılmıştır ve boşanma ancak bunlardan birinin ispatlanmasıyla mümkündür. Kanun beş özel sebep (zina; hayata kast, pek kötü ya da onur kırıcı davranış; suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme; terk; akıl hastalığı) ve bir genel sebep (evlilik birliğinin temelinden sarsılması, yani şiddetli geçimsizlik) düzenler (TMK m. 161-166). Uygulamada en sık başvurulan sebep şiddetli geçimsizliktir. Her sebebin kendi şartları, dava açma süreleri ve ispat yolları vardır. Aşağıda her sebebi şartlarıyla, affın ve kusurun etkisini, dava açma sürelerini ve 2024’te bir yıla inen fiilî ayrılık süresini bulacaksınız.
Boşanma sebepleri: özel sebepler ve genel sebep
Boşanma sebepleri ikiye ayrılır: kanunda belirli bir olaya bağlanmış özel sebepler ve her türlü geçimsizliği kapsayan genel sebep.
| Sebep | Madde | Dava açma süresi |
|---|---|---|
| Zina (aldatma) | TMK m. 161 | Öğrenmeden itibaren altı ay, her hâlde olaydan itibaren beş yıl |
| Hayata kast, pek kötü ya da onur kırıcı davranış | TMK m. 162 | Öğrenmeden itibaren altı ay, her hâlde olaydan itibaren beş yıl |
| Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme | TMK m. 163 | Her zaman |
| Terk | TMK m. 164 | İhtardan sonra iki ay geçmeden dava açılamaz |
| Akıl hastalığı | TMK m. 165 | Kanunda süre yok |
| Evlilik birliğinin temelinden sarsılması (şiddetli geçimsizlik) | TMK m. 166 | Kanunda süre yok |
Hangi sebebe dayanacağınız davanın nasıl ispatlanacağını, sürelerini ve sonuçlarını belirler. Aynı davada, birbiriyle çelişmemek şartıyla birden fazla sebebe dayanabilirsiniz; bunun dilekçeye nasıl yazılacağını boşanma dilekçesi örneği sayfasında anlattık. Davanın nasıl açılıp yürüdüğü: boşanma davası.
Şiddetli geçimsizlik (evlilik birliğinin temelinden sarsılması)
Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenemeyecek derecede temelinden sarsılmışsa eşlerden her biri boşanma davası açabilir (TMK m. 166/1). Halk arasında şiddetli geçimsizlik denen bu sebep en geniş ve en sık başvurulan boşanma sebebidir; belirli bir olaya bağlı değildir, evlilik içindeki olayların bütünü değerlendirilir.
Hangi davranışın kusur sayılacağı her dosyada olayların bütününe göre değerlendirilir. Yargıtay kararlarından örnekler:
- Güven sarsıcı davranış, hakaret, çocuklara ilgisizlik: Yargıtay, telefonla oynayan, güven sarsıcı davranışta bulunan, eşine hakaret eden ve çocuklarına ilgisiz davranan eşin ağır kusurlu sayılması gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/7147, K. 2025/4084, T. 21.04.2025).
- Ekonomik destek olmamak: Evin zorunlu ihtiyaçlarını karşılamayan, eşini kendi ailesinden zorunlu ihtiyaçlarını istemek zorunda bırakan ve ona ekonomik olarak destek olmayan eş ağır kusurlu sayılmıştır (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/10419, K. 2025/7133, T. 11.09.2025).
- Ailenin müdahalesine sessiz kalmak: Kusur sayılabilir, ama ispatlanması gerekir. Yargıtay bir davada bu davranış ispatlanamadığı için eşe kusur olarak yüklenemeyeceğine karar vermiştir (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/7561, K. 2025/4455, T. 30.04.2025).
- Güven sarsıcı davranışın sınırı: Her sosyal medya etkileşimi güven sarsıcı değildir. Yargıtay, tanınmış bir sosyal medya kişisine beğeni anlamında gönderilen bir emojinin güven sarsıcı davranış sayılamayacağını belirtmiştir (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/5186, K. 2025/7559, T. 18.09.2025).
Şiddetli geçimsizlik davasında kusur belirleyicidir. Daha ağır kusurlu eş de bu davayı açabilir; ancak kusuru daha az olan eşin davaya itiraz hakkı vardır (TMK m. 166/2). Yargıtay’a göre bu durumda boşanma kararı verilebilmesi için az kusurlu eşin karşı çıkmasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olması ve evliliğin devamında bu eş ile çocuklar için korunmaya değer bir yararın kalmamış olması gerekir (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/4329, K. 2025/1381, T. 13.02.2025).
Şiddetli geçimsizlik davası için evliliğin belirli bir süre sürmüş olması gerekmez. Delillerin nasıl sunulacağı ve hâkimin değerlendirmesi: çekişmeli boşanma davası.
Zina (aldatma)
Eşlerden biri zina ederse diğer eş boşanma davası açabilir (TMK m. 161). Zina, aldatmanın hukuktaki özel karşılığıdır ve dar anlaşılır: Yargıtay’a göre zinanın varlığı için eşlerden birinin karşı cinsten başka bir kişiyle cinsel ilişkide bulunması ya da böyle bir ilişkinin yaşandığına kesin gözüyle bakılmasını gerektiren bir durumun ortaya çıkması ve bunun ispatlanması gerekir (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/4127, K. 2026/71, T. 12.01.2026).
Cinsel ilişkinin doğrudan belgelenmesi gerekmez, ama güçlü bir karine gerekir. Yargıtay’a göre zinanın varlığı için en önemli koşul, cinsel ilişkinin kesin ya da güçlü karineyle kanıtlanmasıdır. Aynı kararda, eşin başka bir kadınla evden çıkarken ve sokakta yürürken görülmesi zina değil güven sarsıcı davranış sayılmış; bu davranışın şiddetli geçimsizlik (TMK m. 166) bakımından kusur olduğu belirtilmiştir (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/15989, K. 2018/4730, T. 09.04.2018). Başka bir davada otel kaydına göre başka kişilerle aynı odada kalmak, yolculuk sırasında dört kişinin ihtiyaç nedeniyle aynı odada kaldığı savunmasının aksi ispatlanamadığı için zina sayılmamıştır (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/4102, K. 2025/10887, T. 09.12.2025). Bu yüzden zinaya dayanırken, zina ispatlanamazsa diye şiddetli geçimsizlik sebebine de kademeli olarak dayanmanız yararlı olur.
Süreler: Dava hakkı, zinayı öğrenmenizden itibaren altı ay ve her hâlde zina eyleminin üzerinden beş yıl geçince düşer (TMK m. 161/2). Sürüp giden bir ilişkide altı aylık süre, son eylemin bittiği tarihten itibaren başlar (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/3505, K. 2025/5, T. 13.01.2025).
Af: Affeden eşin dava hakkı yoktur (TMK m. 161/3). Af açıkça söylenmek zorunda değildir: Yargıtay, eşin başka biriyle ilişkisini gösteren kayıtları elde ettikten sonra evlilik birliğinin devam etmesini af niteliğinde saymış ve zinaya dayalı davanın reddedilmesi gerektiğine karar vermiştir (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2010/19506, K. 2010/18684, T. 08.11.2010). Af, affedilen olaylar içindir; ilişki daha sonra da sürüyorsa yeni olaylara dayanılabilir.
İspat: Zina çoğu zaman dolaylı delillerle ispatlanır: tanık beyanları, otel ve konaklama kayıtları, telefon görüşme kayıtları, fotoğraflar. Delilin hukuka uygun elde edilmiş olması gerekir; gizli kayıt gibi delillerin değerlendirilmesini çekişmeli boşanma sayfasında anlattık.
Hayata kast, pek kötü muamele ve onur kırıcı davranış
Eşlerden her biri, diğerinin kendi hayatına kastetmesi, kendisine pek kötü davranması ya da ağır derecede onur kırıcı bir davranışta bulunması sebebiyle boşanma davası açabilir (TMK m. 162). Bu sebep, sıradan tartışmaların ötesinde ağır olaylar içindir: öldürmeye teşebbüs, ağır ya da sürekli fiziksel şiddet, kişiyi toplum içinde ağır biçimde küçük düşüren davranışlar gibi.
Süreler ve af: Zinadaki gibi, dava hakkı sebebi öğrenmenizden itibaren altı ay ve her hâlde sebebin doğumundan itibaren beş yıl geçince düşer; affeden eşin dava hakkı yoktur (TMK m. 162).
İspat: Darp raporu, şikâyet ve ceza dosyası, tanık beyanları ve mesaj kayıtları başlıca delillerdir. Olay bu ağırlıkta değilse şiddetli geçimsizlik davasında değerlendirilebilir.
Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme
Eşlerden biri küçük düşürücü bir suç işler ya da haysiyetsiz bir hayat sürer ve bu yüzden onunla birlikte yaşaması diğer eşten beklenemezse, bu eş her zaman boşanma davası açabilir (TMK m. 163). Bu sebep için kanunda dava açma süresi yoktur.
Yargıtay bu sebebi dar yorumlar. Bir davada eşin sürekli borçlanmasının haysiyetsiz hayat sürme sayılamayacağına karar vermiş; suç işleme sebebi için de dosyada küçük düşürücü bir suçtan kesinleşmiş ceza mahkûmiyeti bulunmadığını belirterek, ikinci sebep olan şiddetli geçimsizlik yönünden karar verilmesi gerektiğini söylemiştir (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/2470, K. 2025/8940, T. 20.10.2025). Bu nedenle bu sebebe dayanırken şiddetli geçimsizliği de kademeli olarak ileri sürmek uygulamada yaygındır.
Terk
Bir eş, evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek amacıyla diğerini terk eder ya da haklı bir sebep olmadan ortak konuta dönmezse, terk edilen eş boşanma davası açabilir (TMK m. 164). Terk davası, şartları kanunda adım adım belirlenmiş bir sebeptir:
- Ayrılık en az altı ay sürmüş ve devam ediyor olmalıdır.
- İhtar: Terk edilen eşin istemi üzerine hâkim ya da noter, terk eden eşe iki ay içinde ortak konuta dönmesi gerektiğini ve dönmezse doğacak sonuçları bildirir. Gerektiğinde ihtar ilan yoluyla yapılır.
- Zamanlama: Ayrılığın dördüncü ayı bitmeden ihtar istenemez; ihtardan sonra iki ay geçmeden dava açılamaz.
- İhtar sonuçsuz kalmalıdır: Terk eden eş ortak konuta dönmemiş olmalıdır.
Diğerini ortak konutu terk etmeye zorlayan ya da haklı bir sebep olmadan ortak konuta dönmesini engelleyen eş de terk etmiş sayılır (TMK m. 164/1).
İhtar samimi olmalıdır. Eşinin eve dönmesini engelleyen ve samimi olmayan bir ihtar gönderen eş terk sebebine dayanamaz; bir davada ilk derece mahkemesi bu gerekçeyle karar vermiş, bölge adliye mahkemesi ve Yargıtay kararı onamıştır (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/6318, K. 2024/4901, T. 26.06.2024).
Dikkat: Terk ihtarı gönderen eş, ihtardan önceki olayları affetmiş ya da en azından hoşgörüyle karşılamış sayılır. Bu yüzden ihtar göndermeden önce, o tarihe kadarki olaylara dayanarak şiddetli geçimsizlik davası açma imkânınızı da düşünün; ayrıntılar boşanma dilekçesi sayfasındaki “birden fazla sebebe dayanmak” bölümünde.
Akıl hastalığı
Eşlerden biri akıl hastası olur ve bu yüzden ortak hayat diğer eş için çekilmez hâle gelirse, diğer eş boşanma davası açabilir (TMK m. 165). Bunun için hastalığın geçmesine olanak bulunmadığının resmî sağlık kurulu raporuyla tespit edilmesi şarttır. Kanunda bu sebep için dava açma süresi öngörülmemiştir. Hastalığın geçmesine olanak varsa ya da rapor bunu göstermiyorsa bu sebebe dayanılamaz.
Bu durumda şiddetli geçimsizlik yolu kapanmaz. Yargıtay, akıl hastalığına dayalı davanın şartları oluşmadığı için reddedildiği bir dosyada, kademeli olarak ileri sürülen şiddetli geçimsizlik talebini ayrıca incelemiş; eşine fiziksel şiddet uygulayan eşi tam kusurlu bularak boşanmaya karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/3549, K. 2025/18, T. 13.01.2025).
Fiilî ayrılık: ret kararından sonra bir yıl
Boşanma sebeplerinden herhangi biriyle açılan bir dava reddedilir ve ret kararı kesinleştikten sonra bir yıl geçtiği hâlde ortak hayat, sebebi ne olursa olsun, yeniden kurulamamışsa evlilik birliği temelden sarsılmış sayılır ve eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir (TMK m. 166/4).
Süre artık üç yıl değil, bir yıl. Bu fıkra 14/11/2024 tarihli 7532 sayılı Kanunla değiştirildi; daha önce süre üç yıldı. “Boşanma davası reddedilirse üç yıl beklenir” diyen kaynaklar güncel değildir.
Bu yolda süre, ret kararının kesinleştiği tarihten başlar; kararın verildiği tarihten değil. Davayı açarken ret kararının kesinleşme şerhli bir örneğini dilekçenize eklemeniz yararlı olur.
Boşanmada kusur: hangi davranışlar kusur sayılır?
Kusur, boşanmaya yol açan olaylarda hangi eşin ne ölçüde sorumlu olduğunu gösterir. Kusur hem boşanma davasının sonucunu (TMK m. 166/2) hem de boşanmanın mali sonuçlarını etkiler: boşanma yüzünden menfaati zedelenen kusursuz ya da daha az kusurlu eş, kusurlu eşten maddi tazminat isteyebilir (TMK m. 174). Tazminatın şartları ve miktarı: boşanmada maddi ve manevi tazminat.
Affedilen davranış kusur sayılmaz. Affedilen ya da hoşgörüyle karşılanan bir davranış sonradan diğer eşe kusur olarak yüklenemez; bölge adliye mahkemesinin bu gerekçeli kararını Yargıtay onamıştır (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/7847, K. 2024/5705, T. 11.09.2024).
Boşanma davası sürerken başka biriyle görüşmek: Eşler birlikte yaşamak, birbirine sadık kalmak ve yardımcı olmak zorundadır (TMK m. 185). Yargıtay, bu sadakat yükümlülüğünün evlilik birliği sona erinceye kadar, yani boşanma davası sürerken de devam ettiğini belirtmiştir (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/6951, K. 2026/4133, T. 14.04.2026). Bu yüzden dava sürerken başka biriyle ilişki yaşamak kusur sayılabilir ve davanın sonucunu, özellikle tazminat ve nafakayı etkileyebilir. Ayrı yaşıyor olmanız bu yükümlülüğü ortadan kaldırmaz.
Dava açma süreleri ve zamanaşımı
Boşanma sebeplerinin bir kısmı için kanunda hak düşürücü süreler vardır; süre geçince o sebebe dayanarak dava açılamaz.
| Sebep | Süre |
|---|---|
| Zina | Öğrenmeden itibaren altı ay; her hâlde olaydan itibaren beş yıl (TMK m. 161) |
| Hayata kast, pek kötü ya da onur kırıcı davranış | Öğrenmeden itibaren altı ay; her hâlde sebebin doğumundan itibaren beş yıl (TMK m. 162) |
| Suç işleme, haysiyetsiz hayat | Her zaman (TMK m. 163) |
| Terk | Ayrılık en az altı ay; ihtar dördüncü aydan sonra; dava ihtardan iki ay sonra (TMK m. 164) |
| Akıl hastalığı | Kanunda süre yok (TMK m. 165) |
| Şiddetli geçimsizlik | Kanunda süre yok (TMK m. 166/1) |
| Ret kararından sonra fiilî ayrılık | Ret kararının kesinleşmesinden itibaren bir yıl geçmiş olmalı (TMK m. 166/4) |
Boşanmadan sonra: Yoksulluk nafakası ve tazminat gibi boşanmadan doğan dava hakları, boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren bir yıl içinde kullanılmazsa zamanaşımına uğrar (TMK m. 178). Boşanma davasında bu talepleri ileri sürmediyseniz bu süreyi kaçırmayın. Çocuk için iştirak nafakası bu süreye bağlı değildir; çocuk ergin olana kadar her zaman istenebilir. Hak kaybı yaşamamak için alanında uzman bir avukata danışmak çoğu durumda daha yararlı olabilir.
Kaynaklar
Mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu
- m. 161 – Zina
- m. 162 – Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış
- m. 163 – Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme
- m. 164 – Terk
- m. 165 – Akıl hastalığı
- m. 166 – Evlilik birliğinin sarsılması
- m. 174 – Maddî ve manevî tazminat
- m. 178 – Zamanaşımı
- m. 185 – Genel olarak
Yargı kararları
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/7147, K. 2025/4084, T. 21.04.2025
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/10419, K. 2025/7133, T. 11.09.2025
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/7561, K. 2025/4455, T. 30.04.2025
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/5186, K. 2025/7559, T. 18.09.2025
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/4329, K. 2025/1381, T. 13.02.2025
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/4127, K. 2026/71, T. 12.01.2026
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/15989, K. 2018/4730, T. 09.04.2018
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/4102, K. 2025/10887, T. 09.12.2025
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/3505, K. 2025/5, T. 13.01.2025
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2010/19506, K. 2010/18684, T. 08.11.2010
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/2470, K. 2025/8940, T. 20.10.2025
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/6318, K. 2024/4901, T. 26.06.2024
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/3549, K. 2025/18, T. 13.01.2025
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/7847, K. 2024/5705, T. 11.09.2024
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/6951, K. 2026/4133, T. 14.04.2026
Mevzuat ve karar metinleri: Adalet Bakanlığı Mevzuat Bilgi Sistemi (mevzuat.adalet.gov.tr).
Boşanma hakkında diğer sayfalar
- Anlaşmalı Boşanma: Şartları, Süreci, Süresi ve Masrafı
- Anlaşmalı Boşanma Dilekçesi Örneği ve Doldurma Rehberi
- Anlaşmalı Boşanma Protokolü Örneği ve Hazırlama Rehberi
- Boşanma Davası: Nasıl Açılır, Nereye Başvurulur, Ne Kadar Sürer?
- Boşanma Dilekçesi Örneği ve Doldurma Rehberi (Çekişmeli Boşanma)
- Boşanma Sonrası Soyadı: Değişiklik ve Eski Eşin Soyadını Kullanma
- Boşanmada Maddi ve Manevi Tazminat: Şartlar, Miktar ve Aldatma Tazminatı
- Çekişmeli Boşanma Davası: Süreç, Deliller, Süre ve Masraf
- İddet Müddeti Nedir? Boşanma Sonrası Bekleme Süresi ve Kaldırılması