İçeriğe geç
Özçoban Hukuk

Makale

Boşanmada Mal Paylaşımı: Nasıl Yapılır, Hangi Mallar Paylaşılır, Dava ve Süre

Güncelleme: 11 Ekim 2026 · Hazırlayan: Onur Özçoban, Avukat (Balıkesir Barosu)

Gravür tarzı illüstrasyon: masada iki ayrı grup hâlinde ev ve araba anahtarları, aralarında küçük ahşap bir ev

Boşanmada mal paylaşımı, eşlerin evlilik boyunca edindikleri malların, aralarındaki mal rejiminin kurallarına göre hesaplaşılmasıdır; kanundaki adı mal rejiminin tasfiyesidir. Evlilik sözleşmesi yapmamış eşler yasal rejim olan edinilmiş mallara katılma rejimine tabidir (TMK m. 202). Bu rejimde mallar tapudaki gibi ikiye bölünmez: her eş, diğerinin evlilikte edindiği mallardan borçlar düştükten sonra kalan değerin yarısını alacak olarak ister (TMK m. 236). Evlilik öncesi mallar ve miras kalanlar bu hesaba girmez. Aşağıda hangi malların paylaşıldığını, aldatmanın etkisini, anlaşmalı boşanmayı ve mal paylaşımı davasını bulacaksınız.

Mal rejiminin tasfiyesi ve doğan alacaklar

Evlilik boyunca geçerli olan mal rejimi sona erince eşlerin malları ayrılır ve birbirlerine olan alacakları hesaplanır. Eşler anlaşamazsa bu hesaplaşma mal rejiminin tasfiyesi davası (halk arasında mal paylaşımı davası) ile yapılır.

Mahkeme boşanmaya karar verirse mal rejimi, kararın kesinleştiği gün değil boşanma davasının açıldığı gün sona erer (TMK m. 225/2). Hangi malın paylaşıma gireceği bu tarihe göre belirlenir: dava tarihinden sonra edinilen mallar hesaba girmez.

Tasfiyeden doğan başlıca alacak katılma alacağıdır (TMK m. 236); bir eşin diğerine ait mala katkısı varsa değer artış payı (TMK m. 227), 2002 öncesi dönem için katkı payı alacağı da doğabilir. Bu alacakların hesabı katılma alacağı, değer artış payı ve katkı payı sayfasında; mal rejimi türleri mal rejimi ve evlilik sözleşmesi sayfasında.

Mal paylaşımı nasıl yapılır, yarı yarıya mı?

Mallar yarı yarıya bölünmez; eşlerin edinilmiş mallarındaki artık değerin yarısı üzerinden birbirine alacak hakkı doğar. Yargıtay da mal rejiminin devamı süresince bir eşin sahip olduğu edinilmiş malda diğer eşin artık değerin yarısı oranında katılma alacağı hakkı bulunduğunu belirtmiştir (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/3358, K. 2025/2449, T. 06.03.2025). Bu hak bir para alacağıdır: Yargıtay’a göre diğer eş, ayrık durumlar dışında, eşine ait malın mülkiyetinde pay isteyemez (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/626, K. 2024/6099, T. 19.09.2024). Yani “evin yarısı benim adıma tapuya yazılsın” değil, “evin artık değerinin yarısı kadar para ödensin” istenir.

Tasfiye şu sırayla yapılır:

  1. Her eş, diğer eşte bulunan kendi mallarını geri alır (TMK m. 226/1).
  2. Kişisel mallar ile edinilmiş mallar ayrılır. Ayrım, mal rejiminin sona erdiği andaki (boşanma dava tarihindeki) duruma göre yapılır (TMK m. 228/1).
  3. Eklenecek değerler eklenir: Örneğin son bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan yapılan bağışlar ve katılma alacağını azaltmak için yapılan devirler (TMK m. 229). Ayrıntı aşağıda, mal kaçırma bölümünde.
  4. Denkleştirme yapılır: Kişisel mala ait bir borç edinilmiş maldan ödenmişse ya da tersi olmuşsa denkleştirme istenebilir (TMK m. 230).
  5. Borçlar düşülür: Edinilmiş malların toplam değerinden bu mallara ilişkin borçlar çıkarılınca kalan tutar artık değerdir (TMK m. 231).
  6. Yarısı alınır ve takas edilir: Her eş, diğerinin artık değerinin yarısını alacaklı olur ve iki alacak takas edilir (TMK m. 236/1). Sonuçta artık değeri büyük olan eş, aradaki farkın yarısını öder.

Malların değerinin belirlendiği tarih: Malların sürüm (piyasa) değeri esas alınır (TMK m. 232). Hangi malın hesaba gireceği dava tarihine göre belirlenir, ama değeri tasfiye anına göre hesaplanır (TMK m. 235/1). Yargıtay tasfiye tarihini karara en yakın tarih olarak uygular ve malın bu tarihteki sürüm (rayiç) değerinin belirlenmesini ister (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/3150, K. 2026/3906, T. 09.04.2026). Dava yıllar sürse de ev, karar tarihine yakın değeriyle hesaba girer.

Çalışmayan eşin hakkı: Kanun katılma alacağını “her eş” için tanır ve bunu eşin çalışmasına ya da gelirine bağlamaz (TMK m. 236/1). Bu yüzden ev hanımı ya da gelir getiren bir işte çalışmayan eş de diğer eşin evlilikte edindiği malların artık değerinin yarısını isteyebilir.

Evlilik öncesi ve miras kalan mallar paylaşılır mı?

Evlenmeden önce sahip olduğunuz mallar ile evlilik sırasında miras ya da bağış gibi karşılıksız yollarla edindiğiniz mallar kişisel malınızdır ve paylaşıma girmez (TMK m. 220/2). Kişisel bir malın satışından elde edilen para ya da onunla alınan yeni mal da kişisel mal olarak kalır (TMK m. 220/4).

İki istisnaya dikkat edin:

  • Kişisel malın gelirleri edinilmiş maldır. Örneğin miras kalan bir evin evlilik süresince alınan kirası paylaşıma girer (TMK m. 219/2). Eşler evlilik sözleşmesiyle bu gelirlerin edinilmiş mallara girmeyeceğini kararlaştırmışsa girmez (TMK m. 221/2).
  • Evlilikten önce alınıp kredisi evlilikte ödenen ev. Yargıtay böyle bir evde, evlenmeden önce ödenen peşinat ve kredi ödemeleri için malik eş lehine kişisel mal denkleştirmesi yapılmasını, evlilik birliği içinde ödenen kredi için ise diğer eş lehine katılma alacağı hesaplanmasını istemiştir (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/840, K. 2024/9571, T. 05.12.2024). Yani evlilikte ödenen taksitler paylaşıma girer.

İspat: Bir malın kişisel mal olduğunu iddia eden eş bunu ispatlamak zorundadır; aksi ispatlanıncaya kadar bir eşin bütün malları edinilmiş mal sayılır (TMK m. 222). Bu yüzden evlilik öncesine ait ya da miras kalan malların kaynağını gösteren belgeleri (tapu, banka kaydı, veraset ilamı gibi) saklayın.

2002’den önce evlenenler: Türk Medeni Kanunu’ndan önceki dönemde yasal rejim mal ayrılığıydı. Bu yüzden 1 Ocak 2002’den önceki döneme ait katkılar için katkı payı alacağı, sonraki dönem için değer artış payı ya da artık değere katılma alacağı doğabilir (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2022/4344, K. 2022/9790, T. 30.11.2022). Dönemlerin ayrımı mal rejimi sayfasında anlatılıyor.

Ev, araba, altın, şirket hissesi ve banka hesapları

Bir malın paylaşıma girip girmeyeceğini, türü değil ne zaman ve hangi parayla edinildiği belirler: evlilik içinde çalışarak ya da edinilmiş malla alınan ev, araba, altın, hisse ve birikim edinilmiş maldır (TMK m. 219); evlilik öncesi ya da miras/bağışla gelenler kişisel maldır (TMK m. 220).

Mal Paylaşıma girer mi?
Ev (taşınmaz) Evlilikte edinildiyse girer; tapu kimin adınaysa onun edinilmiş malıdır, diğer eş artık değerin yarısını alacak olarak ister. Kredili evde aşağıdaki “borçlar” bölümüne bakın.
Araba Evlilikte edinildiyse girer; kredili araçta evlilikte ödenen peşinat ve taksitler hesaba katılır (aşağıda).
Altın ve birikim Evlilikte edinilmiş mal ile alınan yatırım altını ve birikim edinilmiş maldır. Düğünde takılan takılar ayrı bir konudur: ziynet eşyalarının iadesi.
Şirket hissesi Evlilikte karşılığı ödenerek edinildiyse girer; evlilik öncesi ya da miras/bağışla gelen hisse kişisel maldır, ama kâr payı edinilmiş maldır.
Banka hesabı Boşanma dava tarihindeki bakiye esas alınır (TMK m. 225/2, 228/1); davadan önce çekilen paralar “eklenecek değer” olabilir.

Ortak tapulu ev: Ev iki eşin adına paylı (hisseli) kayıtlıysa, eşlerden biri daha üstün bir yararı olduğunu ispatlayıp diğerinin payını ödeyerek evin bölünmeden kendisine verilmesini isteyebilir (TMK m. 226/2).

Şirket hissesi ve gelirleri: Yargıtay, eşin evlilik içinde babasından devir yoluyla edindiği hisseyi, aksi ispatlanamadığı için kişisel mal saymış; ancak kişisel mal olan bu hisseden elde edilen kâr payı ve diğer gelirlerin edinilmiş mal olduğunu, mahkemenin bunu araştırması gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2020/3311, K. 2021/1183, T. 10.02.2021).

Borçlar, krediler, ipotek ve haciz

Borçlar paylaşılmaz; edinilmiş mallara ait borçlar, artık değer hesaplanırken o mallardan düşülür (TMK m. 231/1). Hangi mala ait olduğu anlaşılamayan borç edinilmiş mallara ait sayılır (TMK m. 230/2). Üçüncü kişilere karşı ise her eş kendi borcundan kendi bütün malvarlığıyla sorumludur (TMK m. 224); mal paylaşımı, eşinizin bankaya ya da başkasına olan borcunu size geçirmez. İstisna, ailenin sürekli ihtiyaçları için yapılan işlemlerdir: bunlardan eşler üçüncü kişilere karşı birlikte (müteselsilen) sorumlu olabilir (TMK m. 188, 189). Ayrıntısı mal rejimi sayfasında.

Eşinizin borçları mallarından fazlaysa: Artık değer hesabında değer eksilmesi göz önüne alınmaz (TMK m. 231/2). Borcu malından fazla olan eşin artık değeri sıfır sayılır; diğer eş bu açığı kapatmakla yükümlü olmaz, sadece o eşten katılma alacağı isteyemez.

Kredili ev ve araba (ipotekli mallar): Yargıtay’a göre kredinin mal rejimi devam ederken (boşanma dava tarihine kadar) ödenen kısmı için alacak hakkı doğabilir; dava tarihinden sonraya sarkan taksitler ise o malın borcu sayılarak tasfiye yapılır (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/3150, K. 2026/3906, T. 09.04.2026). Kredili alınan bir araçta da Yargıtay, evlilik birliği içinde ödenen peşinat ve kredi taksitleri için katılma alacağının hesaplanması gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2021/10717, K. 2022/5627, T. 13.06.2022).

Hacizli mallar: Mal rejiminin tasfiyesi, eşlerin alacaklılarının haklarını alabilecekleri malları sorumluluk dışında bırakamaz; böyle bir mal kendisine geçen eş, borçtan kişisel olarak sorumlu olur (TMK m. 213). Yani mal paylaşımı, borçlu eşin malı üzerindeki alacaklı hakkını ortadan kaldırmaz.

Aldatma ve kusur mal paylaşımını etkiler mi?

Kural olarak boşanmada kimin kusurlu olduğu mal paylaşımını değiştirmez; kanun yalnız iki durumda istisna tanır: zina ya da hayata kast sebebiyle boşanmada hâkim, kusurlu eşin artık değerdeki payını hakkaniyete uygun olarak azaltabilir ya da tamamen kaldırabilir (TMK m. 236/2).

Bu istisna için aldatmanın varlığı yetmez; boşanma kararının zina ya da hayata kast sebebiyle verilmiş olması gerekir. Yargıtay, boşanmaya kusurlu davranışlar nedeniyle evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle karar verilen bir dosyada, evlilik birliği zina ya da hayata kast sebebiyle sona ermediği için payın kaldırılamayacağını belirterek davacı lehine katılma alacağına hükmedilmesi gerektiğini söylemiştir (Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2019/552, K. 2019/3464, T. 01.04.2019).

Bu yüzden aldatmanın mal paylaşımına etkisi, boşanma davasının hangi sebebe dayandığına ve zinanın ispatına bağlıdır; delillerin hukuka uygun toplanması için çekişmeli boşanma davası sayfasına bakabilirsiniz. Şartlar oluşsa da hâkim payı azaltmak zorunda değildir; kanun “karar verebilir” der ve oran hakkaniyete göre belirlenir (TMK m. 236/2).

Nafaka, velayet ve çocuklar mal paylaşımını etkiler mi?

Kanun artık değerin yarısını eşlere tanır (TMK m. 236/1); velayetin kime verildiği, çocuk sayısı ya da nafaka bu oranı değiştiren sebepler arasında sayılmamıştır. Kanunda payı değiştiren hâller, yukarıdaki zina ve hayata kast hâli (TMK m. 236/2) ile eşlerin mal rejimi sözleşmesinde boşanma için açıkça öngördükleri farklı paylaşımdır (TMK m. 237, 238). Velayeti alan eş daha fazla pay almaz; nafaka da mal paylaşımından ayrı bir haktır.

Mahkeme mal paylaşımında çocuklara da pay ayırmaz; katılma alacağı eşlerin (ölüm hâlinde mirasçılarının) hakkıdır (TMK m. 236/1). Ancak eşler anlaşmalı boşanma protokolünde bir evin çocuklara bırakılmasını kararlaştırabilir. Yargıtay, protokolde taşınmazın ortak çocuklara bırakılması kararlaştırılan bir dosyada, protokole dayanarak açılan davaya ergin olmuş çocukların da dahil edilmesi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/9764, K. 2024/10428, T. 25.12.2024). Böyle bir hükmü protokole taşınmazın bilgileri ve devrin zamanıyla açıkça yazmak gerekir.

Anlaşmalı boşanmada mal paylaşımı

Anlaşmalı boşanmada eşler mal paylaşımını protokolde kararlaştırabilir ya da sonraya bırakabilir. Protokolde düzenlenmeyen mal rejimi alacakları kaybolmaz; boşanmadan sonra, zamanaşımı süresi içinde dava edilebilir.

“Paylaşacak malımız yok” demek yetmez. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, eşlerin yalnız anlaşmalı boşanma duruşmasındaki beyanlarına bakarak mal rejiminin tasfiye edildiği ya da tasfiye haklarından feragat edildiği sonucuna varılamayacağını belirtmiştir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2024/7, K. 2025/498, T. 10.09.2025). Yargıtay ayrıca protokolde soyut, muğlak ve farklı yorumlara açık ifadeler kullanılmaması gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/6039, K. 2026/4692, T. 28.04.2026).

Haklardan vazgeçiyorsanız adıyla yazın. Feragat belirli bir hakka ilişkin, kayıtsız şartsız ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıkta olmalıdır; Yargıtay “katkı payı alacağı talebim yoktur” beyanının katılma alacağını kapsamadığını kabul etmiştir (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/7011, K. 2024/1935, T. 20.03.2024). Vazgeçilen her hakkı (katılma alacağı, değer artış payı, katkı payı alacağı) ayrı ayrı yazın.

Anlaşmalı boşanmadan sonra tapu devri: Protokolde bir taşınmazın devri kararlaştırıldıysa, taşınmazın bilgilerini (il, ilçe, ada, parsel, bağımsız bölüm), kime devredileceğini ve devrin karar kesinleştikten kaç gün içinde yapılacağını yazın; devir, tapu müdürlüğünde malik eşin işlemiyle yapılır. Devir yapılmazsa tapu iptali ve tescil davası açılabilir; Yargıtay, anlaşmalı boşanma protokolünden doğan bu davaya aile mahkemesinin bakacağını belirtmiştir (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/5346, K. 2026/2985, T. 23.03.2026). Örnek hükümler: anlaşmalı boşanma protokolü.

Mal paylaşımı davası ne zaman açılır? Zamanaşımı ve yetkili mahkeme

Mal paylaşımı davası boşanma davasıyla birlikte ya da boşanma kesinleştikten sonra açılabilir; ama mahkeme ancak boşanma kararı kesinleştikten sonra karar verebilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, mal rejiminin tasfiyesine karar verilebilmesi için boşanma kararının kesinleşmesi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2024/7, K. 2025/498, T. 10.09.2025). Boşanma davasıyla birlikte açılıp ayrılan ya da boşanma sonuçlanmadan açılan tasfiye davası bu yüzden reddedilmez; boşanma davasının sonucu bekletici mesele yapılır ve sonucuna göre karar verilir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2019/335, K. 2022/850, T. 07.06.2022).

Zamanaşımı: boşanmanın kesinleşmesinden itibaren 10 yıl. Yargıtay, mal rejiminin tasfiyesi davalarında genel on yıllık zamanaşımını uygular (TBK m. 146). Hukuk Genel Kurulu’na göre evlilik sürdükçe eşlerin birbirinden alacakları için zamanaşımı işlemez; evliliğin sona erdiği kesin hükme bağlanınca işlemeye başlar (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2022/1205, K. 2023/1188, T. 29.11.2023). Boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren on yıl geçtikten sonra açılan dava, karşı taraf zamanaşımını ileri sürerse reddedilir; Yargıtay bu yöndeki bölge adliye mahkemesi kararını onamıştır (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/9988, K. 2024/7884, T. 24.10.2024). Boşanmada tazminat ve yoksulluk nafakası için öngörülen bir yıllık süre mal paylaşımı davasına uygulanmaz.

Yetkili ve görevli mahkeme: Boşanmada mal rejiminin tasfiyesi davasına, boşanma davasında yetkili olan mahkeme bakar (TMK m. 214/2); bu mahkemenin hangisi olduğu boşanma davası sayfasında. Görevli mahkeme aile mahkemesidir; aile mahkemesi olmayan yerde davaya asliye hukuk mahkemesi bakar (4787 sayılı Kanun m. 2, m. 4).

Belirsiz alacak davası artık yok, kısmi dava açılır. Alacağın tutarını dava açarken bilemeyenler için kullanılan belirsiz alacak davası (HMK m. 107) 16/7/2026 tarihli 7589 sayılı Kanunla kaldırıldı. Artık alacağın bir kısmı istenerek dava açılır (HMK m. 109/1) ve talep, örneğin bilirkişi raporundan sonra, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere tahkikat bitene kadar artırılabilir; zamanaşımı artırılan kısım için de dava tarihinde kesilmiş sayılır (HMK m. 109/4). Kısmi dava açmak, kalan kısımdan vazgeçmek anlamına gelmez (HMK m. 109/3). Bu değişiklikten önce belirsiz alacak davası olarak açılmış dosyaların durumu ayrıca değerlendirilmelidir.

Karar ve icra: Kişiler ve aile hukukuna ilişkin kararlar kesinleşmeden yerine getirilemez (HMK m. 350/2, m. 367/2). Ancak Yargıtay, eski usul kanunu döneminde verdiği 2012 tarihli bir kararında, mal rejimi tasfiyesi alacağına ilişkin ilamın eşlerin kişisel ya da ailevi durumunu değiştirmediğini, boşanmanın eki olmayıp ondan bağımsız bir ödeme (eda) ilamı olduğunu ve bu nedenle kesinleşmeden icraya konulabileceğini belirtmiştir (Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2012/6655, K. 2012/7756, T. 21.09.2012). Buna karşılık kararda paylı mülkiyetteki bir taşınmazın eşlerden birine verilmesine hükmedilmişse (TMK m. 226/2), taşınmaz mal ile ilgili ayni haklara ilişkin bu kısım kesinleşmeden yerine getirilemez (HMK m. 367/2). Borçlunun icranın geri bırakılmasını isteme imkânı saklıdır (HMK m. 367/1). Karar ödenmezse ilamlı icra takibi yapılabilir.

Mal paylaşımı davası ne kadar sürer, masrafı ne kadar?

Mal paylaşımı davasının süresi dosyaya göre değişir; tek bir rakam vermek doğru olmaz. Davanın süresini başlıca şunlar belirler:

  • Boşanma davasının kesinleşmesinin beklenmesi: Boşanma kesinleşmeden tasfiyeye karar verilemediği için, birlikte açılan davada önce boşanmanın sonucu beklenir.
  • Malların araştırılması: Tapu, banka, araç ve şirket kayıtlarının mahkemece getirtilmesi.
  • Değer tespiti: Malların karara en yakın tarihteki değerinin bilirkişiyle belirlenmesi.
  • Mal sayısı ve itirazlar: Kişisel mal, kredi ve katkı iddiaları çoğaldıkça ispat ve hesap uzar.
  • Kanun yolları: İstinaf ve temyiz.

Masraf: Mal paylaşımı davasında çıkabilecek başlıca kalemler ve neye göre belirlendikleri şunlardır; kesin tutar davaya göre değişir:

  • Gider avansı: Dava açılırken tebligat ve diğer işlemler için yatırılır; tutarı her yıl Adalet Bakanlığının çıkardığı gider avansı tarifesiyle belirlenir (HMK m. 120/1).
  • Bilirkişi ve keşif giderleri: Malların değerinin belirlenmesi gibi deliller için mahkeme ayrıca delil avansı ister (HMK m. 324). Bilirkişi ücreti, her yıl yayımlanan Bilirkişilik Asgari Ücret Tarifesi esas alınarak belirlenir.
  • Avukatlık ücreti: Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ndeki tutar, tarifedeki en düşük ücrettir; avukatın isteyeceği ücret malların sayısına, davanın çekişmesine ve süresine göre bunun üzerinde olabilir.
  • Yargılama giderlerinin sonucu: Dava sonunda giderler kaybeden tarafa yüklenir; iki taraf da kısmen haklı çıkarsa mahkeme giderleri haklılık oranına göre paylaştırır (HMK m. 326).

Boşanma öncesi mal kaçırma ve alacağı koruma

Boşanmadan önce mal satmak ya da parayı hesaptan çekmek alacağı ortadan kaldırmaz. Eşlerden birinin mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan yaptığı (olağan hediyeler dışındaki) karşılıksız kazandırmalar ile mal rejimi süresince katılma alacağını azaltmak kastıyla yaptığı devirler, hesapta edinilmiş mallara eklenir (TMK m. 229/1). Bu değerler, devredildikleri tarihteki değerleriyle hesaplanır (TMK m. 235/2).

Yargıtay, mal rejiminin sona erdiği tarihte boş olan bir banka hesabı için mahkemenin eklenecek değer olup olmadığını değerlendirmeden karar vermesini hatalı bulmuştur (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/7440, K. 2025/9632, T. 06.11.2025). Yani dava öncesi çekilen paraların ve satılan malların akıbetini davada sorgulatabilirsiniz.

Evlilikte alınan evin satılması: Her eş kendi adına kayıtlı malı üzerinde tasarruf edebilir (TMK m. 223/1); ancak ev aile konutuysa malik eş onu diğer eşin açık rızası olmadan devredemez (TMK m. 194). Tapuya aile konutu şerhi ve satışa etkisi: aile konutu şerhi.

Alacağınızı güvenceye almak: Boşanma davası açılınca hâkim, dava süresince gerekli olan ve eşlerin mallarının yönetimine ilişkin olanlar da dahil geçici önlemleri kendiliğinden alır (TMK m. 169). Hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı endişesi varsa ihtiyati tedbir de istenebilir (HMK m. 389). Uygulamada aile mahkemeleri, malların üçüncü kişilere devrini önlemek için taşınmaz ve araç kayıtlarına tedbir konulmasına karar verebilmektedir. Boşanma kararı kesinleşmeden katılma alacağı istenebilir hâle gelmediğinden ihtiyati haciz yoluna gitmek hak kaybettirebilir; güvence için ihtiyati tedbir istenir.

Mal kaçırma şüphesinde hangi yolun seçileceği ve delillerin nasıl toplanacağı dosyaya göre değiştiği için, hak kaybı yaşamamak adına alanında uzman bir avukata danışmak çoğu durumda daha yararlı olabilir.

Kaynaklar

Mevzuat

  • 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun
    • m. 2 – Aile mahkemelerinin kuruluşu
    • m. 4 – Aile mahkemelerinin görevleri
  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu
    • m. 169 – Geçici önlemler
    • m. 188 – Eşlerin temsil yetkisi
    • m. 194 – Aile konutu
    • m. 202 – Yasal mal rejimi
    • m. 213 – Alacaklıların korunması
    • m. 214 – Mal rejiminin tasfiyesi davalarında yetki
    • m. 219 – Edinilmiş mallar
    • m. 220 – Kanuna göre
    • m. 221 – Sözleşmeye göre
    • m. 222 – İspat
    • m. 223 – Yönetim, yararlanma ve tasarruf
    • m. 224 – Üçüncü kişilere karşı sorumluluk
    • m. 225 – Sona erme anı
    • m. 226 – Genel olarak
    • m. 227 – Değer artış payı
    • m. 228 – Kişisel malların ve edinilmiş malların ayrılması
    • m. 229 – Eklenecek değerler
    • m. 230 – Kişisel mallar ile edinilmiş mallar arasında denkleştirme
    • m. 231 – Artık değer
    • m. 232 – Sürüm değeri
    • m. 235 – Değerlendirme anı
    • m. 236 – Kanuna göre
    • m. 237 – Genel olarak
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu
    • m. 107 – Belirsiz alacak davası
    • m. 109 – Kısmi dava
    • m. 120 – Harç ve gider avansının ödenmesi
    • m. 324 – Delil ikamesi için avans
    • m. 326 – Yargılama giderlerinden sorumluluk
    • m. 350 – Başvurunun icraya etkisi
    • m. 367 – Temyizin icraya etkisi
    • m. 389 – İhtiyati tedbirin şartları
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu
    • m. 146 – On yıllık zamanaşımı

Yargı kararları

Mevzuat ve karar metinleri: Adalet Bakanlığı Mevzuat Bilgi Sistemi (mevzuat.adalet.gov.tr).

Mal Rejimi hakkında diğer sayfalar