İçeriğe geç
Özçoban Hukuk

Makale

Çocukla Kişisel İlişki Kurulması: Görüşme Hakkı, Dava ve Çocuk Teslimi

Güncelleme: 11 Ekim 2026 · Hazırlayan: Onur Özçoban, Avukat (Balıkesir Barosu)

Gravür tarzı illüstrasyon: açık bir kapının önünde bekleyen küçük bir çocuk sırt çantası ve oyuncak ayı

Çocukla kişisel ilişki kurulması davası, velayeti altında bulunmayan veya kendisine bırakılmayan çocuğuyla uygun bir görüşme düzeni kurulmasını isteyen anne ya da babanın başvurabileceği yoldur (TMK m. 323). Düzenlemede çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlak bakımından yararları esas alınır (TMK m. 182). Mahkemenin görüşme kararı gönüllü olarak yerine getirilmezse, kararın uygulanması için adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüğüne başvurabilirsiniz (5395 sayılı Kanun m. 41/A, 41/C). Aşağıda görüşme hakkının sınırlarını, görüşme takviminde dikkate alınan ölçütleri ve karar uygulanmadığında izlenecek teslim sürecini bulacaksınız.

Kişisel ilişki hakkı: kimler isteyebilir, ne zaman kısıtlanır

Kişisel ilişki düzenlemesi, velayeti kendisinde olmayan veya çocuk kendisine bırakılmayan anne ya da babanın çocuğuyla uygun şekilde görüşmesini sağlar. Bunu isteme hakkı hem anneye hem babaya tanınmıştır (TMK m. 323).

Velayetin diğer ebeveynde olması, kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkını ortadan kaldırmaz. Velayet ile kişisel ilişki farklı konulardır: kanun, velayeti altında bulunmayan çocukla da uygun kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkını açıkça tanır (TMK m. 323).

Ancak bu hak çocuğun yararı gözetilerek kullanılır. Anne ve baba birbirlerinin çocukla ilişkisini zedelemekten, çocuğun eğitimini ve yetiştirilmesini engellemekten kaçınmalıdır. Görüşme nedeniyle çocuğun huzuru tehlikeye girerse, bu yükümlülükler ihlal edilirse, çocukla ciddi olarak ilgilenilmezse veya başka önemli sebepler varsa kişisel ilişki hakkı reddedilebilir ya da kaldırılabilir (TMK m. 324).

Yargıtay bir kararında, kişisel ilişkinin ancak çocuğun üstün yararı gerektiriyorsa kısıtlanabileceğini veya kaldırılabileceğini belirtmiştir (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2022/2315, K. 2022/3013, T. 29.03.2022).

Büyükanne ve büyükbaba gibi yakınlar da olağanüstü hâller varsa ve çocuğun menfaatine uygunsa kişisel ilişki kurulmasını isteyebilir; anne ve baba için öngörülen sınırlamalar onlar için de uygulanır (TMK m. 325). Yargıtay bir kararında büyükanne ve büyükbabayla ilişkinin amacını, hısımlık bağlarını ve çocuğun manevi gelişimini korumak olarak açıklamıştır (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/7881, K. 2025/10607, T. 03.12.2025).

Görüşme hakları: görüş günleri, bayramlar, yaz tatili ve telefon

Velayet annedeyse baba, babadaysa anne çocukla uygun kişisel ilişki kurulmasını isteyebilir (TMK m. 323). Görüşme günleri ve süreleri belirlenirken çocuğun yararı, yaşı ve düzenlemenin uygulanabilirliği birlikte değerlendirilir.

Yargıtay bir kararında, çocuğun yararı ve yaşının yanında anne ve babalık duygusunun tatmininin ve kararın uygulanabilir olmasının da dikkate alınması gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2022/2315, K. 2022/3013, T. 29.03.2022). Hafta sonu, bayram veya yaz tatili görüşmeleri bakımından da düzenlemenin çocuğa uygunluğu bu ölçütlerle değerlendirilir. Kişisel ilişki yalnız yüz yüze görüşmeden ibaret değildir; telefon ve görüntülü görüşme de düzenlemeye eklenebilir. Talebinizde gün ve saat aralığını açıkça yazmanız, uygulamada çıkacak anlaşmazlıkları azaltır.

Yatılı görüşmede çocuğun yaşına ve somut duruma bakılır. Yargıtay, dört yaşını doldurmuş bir çocukla ilgili bir kararında yalnız gündüz görüşmesini yetersiz bulmuş ve babayla yatılı kişisel ilişki kurulması gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2022/2271, K. 2022/4313, T. 11.05.2022). Başka bir kararında ise çok küçük yaştaki çocuğun annesinden uzun süre ayrılmasını çocuğun üstün yararına uygun bulmamıştır (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/9988, K. 2025/691, T. 23.01.2025). Bu kararlar, kendi olaylarındaki çocukların durumuna ilişkindir.

Henüz kişisel ilişki düzenlemesi yapılmamışsa, velayet sahibi veya çocuk kendisine bırakılmış kişinin rızası dışında kişisel ilişki kurulamaz (TMK m. 326). Düzenleme yapıldıktan sonra görüşme amacıyla teslim işlemleri, mahkeme kararındaki takvime göre yürütülür; gün ve saat belirtilmemişse müdürlük bunları belirler (5395 sayılı Kanun m. 41/C/3).

Dava nerede açılır, ne kadar sürer?

Çocukla kişisel ilişki kurulmasına ilişkin düzenlemelerde çocuğun oturduğu yer mahkemesi de yetkilidir; boşanma ve evlilik birliğinin korunmasına ilişkin yetki kuralları saklıdır (TMK m. 326). Davanın ne zaman sonuçlanacağı için kesin bir süre vermek mümkün değildir.

Kişisel ilişki talebinizi dava dilekçesinde belirtirsiniz. Boşanma veya ayrılık kararı verilirken mahkeme, anne ve babanın çocukla kişisel ilişkisini de düzenler (TMK m. 182).

Tebligat gecikmeleri, tanık veya uzman incelemeleri ve duruşmaların ertelenmesi süreyi uzatabilir. Hâkimin tayini ya da izni, kanun yollarına başvurulması ve istinafta bölge adliye mahkemesinin iş yoğunluğu da süreci etkileyebilir. Kişisel ilişki davası velayete ilişkin davalardandır ve adli tatilde de görülür (HMK m. 103/1-b). Bu yüzden istinaf ve temyiz süreleri adli tatil nedeniyle uzamaz; süre uzaması yalnız adli tatile tabi işler içindir (HMK m. 104). Dosyanın takibindeki eksiklikler ayrıca gecikmeye yol açabilir.

Davanın sonuçlanma süresiyle, verilmiş bir görüşme kararının uygulanması farklı süreçlerdir. Elinizde kişisel ilişkiye ilişkin mahkeme kararı veya geçici nitelikte bir tedbir kararı varsa ve bu karar gönüllü olarak yerine getirilmiyorsa, uygulanması için müdürlüğe başvurabilirsiniz (5395 sayılı Kanun m. 41/C/1).

Her karar hemen uygulanmaz. Kişisel ilişkiyi düzenleyen nihai karar aile hukukuna ilişkin olduğundan kesinleşmedikçe yerine getirilemez (HMK m. 350/2, m. 367/2). Mahkemenin yargılama sırasında verdiği ya da kararda kesinleşmeye kadar uygulanacağını belirttiği tedbir niteliğindeki görüşme düzeni ise kesinleşme beklenmeden uygulanır. Başvururken elinizdeki kararın hangisi olduğunu kontrol edin; nihai karar için kesinleşme şerhi gerekir.

Çocuk teslimi nasıl yapılır: yönetmelik ve süreç

Mahkemenin çocuk teslimi veya kişisel ilişki kararı gönüllü olarak yerine getirilmiyorsa, çocuğun yerleşim yerindeki adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüğüne başvurabilirsiniz. Kararlar, çocuğun üstün yararı esas alınarak uzmanlar veya uzmanın bulunmadığı yerlerde öğretmen aracılığıyla uygulanır (5395 sayılı Kanun m. 41/A).

Çocuk Teslimi ve Çocukla Kişisel İlişki Kurulmasına İlişkin İlam ve Tedbir Kararlarının Yerine Getirilmesine Dair Yönetmelik, teslim ve görüşme sürecinin ayrıntılarını düzenler. Aşağıda kısaca “Çocuk Teslimi Yönetmeliği” olarak anılıyor. Öncelik gönüllü uygulamadır; zorunlu hâller dışında işlemler taraflar yüz yüze getirilmeden gerçekleştirilir (Çocuk Teslimi Yönetmeliği m. 5).

Görüşme engellenirse kişisel ilişki kararı şöyle uygulanır:

  1. Kararı müdürlüğe sunun. Kişisel ilişki kurulmasına ilişkin mahkeme kararını veya tedbir kararını başvurunuzda ibraz edin; sizinle hangi iletişim kanalıyla irtibat kurulabileceğini bildirin (Çocuk Teslimi Yönetmeliği m. 32).
  2. Müdürlük diğer tarafla iletişime geçer. Çocuğu getirmekle yükümlü kişiye, kararın belirlediği gün ve saatte çocuğu müdürlüğün belirlediği yere getirmesi bildirilir. Kararda gün ve saat yoksa müdürlük bunları belirler (Çocuk Teslimi Yönetmeliği m. 32).
  3. Gerekirse teslim emri tebliğ edilir. Diğer tarafla iletişim kurulamaması, çocuğu getirmeyeceğini söylemesi veya getirmemesi hâlinde teslim emri gönderilir. Emir tebliğ edildikten sonraki görüşmeler için de getirme yükümlülüğü sürer; her görüşmede yeni emir çıkarılmaz (5395 sayılı Kanun m. 41/C/3).
  4. Geleceğinizi en az 48 saat önce bildirin. Bu yükümlülük, teslim emrinin diğer tarafa tebliğinden sonraki dönem için geçerlidir. Bildirimi yazılı, elektronik ortamda veya başvuruda belirttiğiniz iletişim kanalıyla yapabilirsiniz. Bildirim yapmazsanız ya da gelemeyeceğinizi bildirirseniz, diğer tarafa çocuğu teslim yerine getirme zorunluluğu bulunmadığı bildirilir (5395 sayılı Kanun m. 41/C/7).
  5. Görüşme sonunda çocuğu belirlenen yere geri getirin. Görüşme için çocuğu teslim alan kişi, kararda belirtilen sürenin sonunda çocuğu belirlenen yere getirmekle yükümlüdür (5395 sayılı Kanun m. 41/C/4).

Çocuğu getirecek kişinin, teslim yerine gelmesini engelleyecek derecede haklı mazereti varsa teslim gününden önce müdürlüğe bildirerek çocuğun müdürlükçe alınmasını istemesi gerekir (5395 sayılı Kanun m. 41/C/3).

Geleceğinizi bildirdiğiniz hâlde haklı mazeret olmaksızın art arda iki kez veya bir yılda üç kez gelmezseniz müdürlük dosyayı işlemden kaldırır ve teslim emri hükümsüz hâle gelir (5395 sayılı Kanun m. 41/C/12).

Çocuk görüşmeyi reddederse uzman veya öğretmen önce çocukla ve taraflarla ayrı ayrı görüşür. Ret devam ederse gerekçeler tutanağa geçirilir ve sorunların çözümü için görüşme planı hazırlanır. Plan kapsamındaki görüşmeler en geç sonraki kişisel ilişki tarihine kadar yapılır; bu süre on beş günü geçemez (Çocuk Teslimi Yönetmeliği m. 39).

Çocuğun velayet hakkı sahibine teslimine ilişkin kararın uygulanması ile görüşme amacıyla teslimin hükümleri ayrıdır. Çocuk teslimine ilişkin emre uyulmazsa çocuk müdürlükçe alınarak hak sahibine teslim edilir; gerektiğinde kolluk yardımı ve zor kullanılması mümkündür (5395 sayılı Kanun m. 41/B/5).

Teslim emrine aykırılık disiplin hapsine yol açabilir. Kanun, bir ay içinde yapılacak şikâyet üzerine farklı yaptırımlar öngörür (5395 sayılı Kanun m. 41/F/1-4):

Aykırılık Öngörülen disiplin hapsi
Çocukla kişisel ilişki kurulmasına ilişkin teslim emrine aykırı davranmak veya uygulanmasını engellemek Üç günden on güne kadar
Çocuk teslimine ilişkin teslim emrine aykırı davranmak veya uygulanmasını engellemek Üç aya kadar
Görüşme için teslim alınan çocuğu süre sonunda belirlenen yere getirmemek Üç aya kadar

Bu şikâyete, işlemi yapan müdürlüğün bulunduğu yer aile mahkemesi bakar. Mahkeme araştırma yapıp delilleri değerlendirerek karar verir (5395 sayılı Kanun m. 41/F/4-5).

Görüşme düzenlemesine uymamak ayrıca, çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayetin değiştirilmesine neden olabilir; bu ihtar kişisel ilişki kararında taraflara yapılır (TMK m. 324). Ayrıntılar için velayetin değiştirilmesi davasına bakabilirsiniz.

Müdürlüğün işlem veya kararına karşı başvuru ise ayrı bir yoldur: öğrenme veya tebliğ tarihinden itibaren bir hafta içinde müdürlüğün bulunduğu yer aile mahkemesine şikâyette bulunabilirsiniz. Mahkemenin şikâyet üzerine verdiği karara karşı, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde itiraz edilebilir (5395 sayılı Kanun m. 41/E).

Kaynaklar

Mevzuat

Yargı kararları

Mevzuat ve karar metinleri: Adalet Bakanlığı Mevzuat Bilgi Sistemi (mevzuat.adalet.gov.tr).

Velayet ve Çocuk hakkında diğer sayfalar