Makale
Boşanmada Katılma Alacağı, Değer Artış Payı ve Katkı Payı Alacağı

Katılma alacağı, edinilmiş mallara katılma rejiminde eşlerden birinin, diğer eşin borçlar ve kanuni hesap işlemleri sonrasında kalan artık değerinin yarısı üzerindeki alacak hakkıdır (TMK m. 231, m. 236/1). Değer artış payı ise diğer eşin bir malına karşılıksız veya uygun karşılık almadan yapılan katkıya dayanır (TMK m. 227). Katkı payı alacağını burada 2002 öncesindeki mal ayrılığı döneminde yapılan katkılar yönünden anlatıyoruz. Hangi alacağın doğduğunu anlamak için önce evliliğinizde uygulanan mal rejimini, ardından malın edinilme tarihini ve katkının niteliğini değerlendirmek gerekir.
Katılma alacağı nasıl hesaplanır?
Katılma alacağı, diğer eşin edinilmiş mallarından hesaplanan artık değerin kanuni olarak yarısıdır; hesap, her malın değerini doğrudan ikiye bölmekten ibaret değildir. Edinilmiş mallara eklenecek değerler ve denkleştirme tutarları hesaba katılır, bu mallara ilişkin borçlar çıkarılır (TMK m. 231, m. 236/1).
Artık değer, bu işlemlerden sonra kalan net değerdir. Yargıtay da katılma alacağını bu hesap sonucunda bulunan artık değerin yarısı olarak açıklamıştır (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2022/5083, K. 2022/10511, T. 14.12.2022).
Hesapta şu ayrımlar yapılır:
- Edinilmiş mal ve kişisel mal ayrılır. Yasal rejimde çalışma karşılığı edinimler ve kişisel malların gelirleri edinilmiş maldır; rejim başlangıcında mevcut mallar, miras ve karşılıksız kazanımlar kişisel maldır. Kişisel malların gelirlerinin edinilmiş mallara dahil olmayacağı sözleşmeyle kararlaştırılabilir (TMK m. 219, m. 220, m. 221/2).
- Bazı devirler hesaba eklenir. Rejimin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan yapılan, olağan hediyeler dışındaki karşılıksız kazandırmalar ile katılma alacağını azaltmak amacıyla yapılan devirler bunlar arasındadır (TMK m. 229).
- Mal kesimleri arasındaki ödemeler denkleştirilir. Örneğin bir eşin kişisel mallarına ilişkin borcun kendi edinilmiş mallarından ödenmesi, tasfiyede denkleştirme konusu olabilir (TMK m. 230).
Aşağıdaki örnekte edinilmiş malların toplam değeri %100 kabul edilmiştir. Eklenecek değer ve denkleştirme olmadığı, diğer eşin artık değerinden doğan karşı alacak bulunmadığı ve kanuni yarı oranının uygulandığı varsayılmıştır:
| Hesap kalemi | Toplam değere oranı |
|---|---|
| Edinilmiş malların toplam değeri | %100 |
| Bu mallara ilişkin borçlar | −%20 |
| Kalan artık değer | %80 |
| Diğer eşin katılma alacağı: artık değerin yarısı | %40 |
Her iki eşin de artık değerden doğan alacağı varsa bunlar takas edilir, yani birbirinden mahsup edilir (TMK m. 236/1). Hesap sonucunun eksiye düşmesi hâlinde değer eksilmesi göz önüne alınmaz (TMK m. 231).
Yarı oranının istisnaları vardır. Zina veya hayata kast nedeniyle boşanmada hâkim, kusurlu eşin artık değerdeki payını hakkaniyete uygun olarak azaltabilir veya kaldırabilir (TMK m. 236/2). Mal rejimi sözleşmesiyle farklı bir paylaşım esası kabul edilebilir; ancak boşanma hâlinde bunun uygulanması, sözleşmede açıkça öngörülmüş olmasına bağlıdır (TMK m. 237, m. 238).
Rejim sona erdiğinde mevcut olan edinilmiş mallar tasfiye anındaki değerleriyle, hesaba eklenecek mallar ise devir tarihindeki değerleriyle değerlendirilir (TMK m. 235). Değerlemede esas, malın sürüm değeri, yani piyasadaki değeridir (TMK m. 232).
Değer artış payı alacağı
Değer artış payı alacağı, diğer eşin malının edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç karşılık almadan ya da uygun bir karşılık almadan katkıda bulunmanız hâlinde, o malın tasfiye değerinden katkınız oranında hesaplanan alacaktır. Mal değer kaybetmişse katkınızın başlangıçtaki değeri esas alınır (TMK m. 227).
Yargıtay bir kararında bu alacağı, diğer eşin malına karşılıksız veya uygun karşılık olmadan yapılan esaslı katkı nedeniyle, değer artışından katkı oranında doğan hak olarak açıklamıştır (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/5140, K. 2026/3750, T. 07.04.2026).
Katılma alacağından farkı, hesabın neye dayandığıdır:
| Katılma alacağı | Değer artış payı alacağı | |
|---|---|---|
| Hesap neye dayanır? | Diğer eşin edinilmiş mallarından bulunan artık değere | Diğer eşin belirli bir malına yapılan katkıya |
| Kanuni hesap esası | Artık değerin yarısı | Katkı oranı ve malın tasfiye sırasındaki değeri |
| Temel dayanak | TMK m. 231, m. 236/1 | TMK m. 227 |
Değer artış payında yalnız malın edinilmesine değil, iyileştirilmesine veya korunmasına yapılan katkı da dikkate alınır. Katkı karşılığında uygun bir karşılık alınıp alınmadığı da değerlendirilir (TMK m. 227/1).
Örneğin katkı oranınız %25 olarak belirlenmişse ve mal değer kazanmışsa alacak, malın tasfiye sırasındaki değerinin %25’i üzerinden hesaplanır. Değer kaybında ise bu oranla azalmış değeri esas almak yerine başlangıçtaki katkı değeri dikkate alınır (TMK m. 227/1).
Mal daha önce elden çıkarılmışsa hâkim ödenecek alacağı hakkaniyete uygun olarak belirler. Eşler yazılı anlaşmayla değer artışından pay almaktan vazgeçebilir veya pay oranını değiştirebilir (TMK m. 227/2-3).
Değer artış payı ile denkleştirme de farklıdır. Değer artış payı diğer eşin malına yapılan katkıyı; denkleştirme ise aynı eşin kişisel malları ile edinilmiş malları arasındaki borç ödemelerini ve katkıları konu alır (TMK m. 227, m. 230).
Katkı payı alacağı (2002 öncesi edinimler)
2002 öncesindeki mal ayrılığı döneminde yapılan katkılar bakımından katkı payı alacağı gündeme gelebilir. Bu alacak, edinilmiş mallara katılma rejimindeki artık değerin yarısını istemekle aynı değildir.
Yargıtay bir kararında, 2002 öncesi mal ayrılığı dönemi bakımından, çalışarak düzenli ve sürekli gelir elde eden davacının evlilik içinde ödenen kredi taksitlerine katkıda bulunduğunun kabul edilmesi ve katkı payı alacağının belirlenmesi gerektiğine karar vermiştir (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2022/6495, K. 2022/10618, T. 20.12.2022). Bu karar, gelir ve kredi ödemeleri üzerinden değerlendirilen katkıya ilişkindir.
2002’den önce evlenmiş olmak, bütün evlilik boyunca aynı rejimin uygulandığı anlamına gelmez. Geçiş düzenlemesi, önceki rejimin kanunun yürürlüğüne kadar devamını ve belirtilen süre içinde başka rejim seçilmezse yürürlük tarihinden itibaren yasal rejimin uygulanmasını öngörür. Ayrıca öngörülen bir yıllık süre içinde yapılan sözleşmeyle yasal rejimin evlenme tarihinden geçerli kabul edilmesine imkân tanır (4722 sayılı Kanun m. 10).
Dönemlerin nasıl ayrıldığı için evlilikte mal rejimi ve evlilik sözleşmesi sayfasına bakın.
Dava ne zaman açılır: zamanaşımı ve yetkili mahkeme
Boşanmaya bağlı mal rejimi tasfiyesinde karar verilebilmesi için boşanma kararının kesinleşmesi gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu da tasfiyeye karar verilmesini bu kesinleşme şartına bağlamıştır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2024/7, K. 2025/498, T. 10.09.2025).
Bununla birlikte mal rejiminin sona erme tarihi farklıdır: boşanmaya karar verilmesi hâlinde rejim, boşanma davasının açıldığı tarihten geçerli olmak üzere sona erer (TMK m. 225/2). Rejimin sona erme tarihi ile tasfiyeye karar verilebilmesi için gereken kesinleşmeyi birbirine karıştırmayın.
Zamanaşımı bakımından kanunda aksine hüküm bulunmadıkça alacaklar için on yıllık genel süre öngörülür (TBK m. 146). Bu sürenin hangi tarihten başladığı ve Yargıtay uygulaması: mal paylaşımı davasında zamanaşımı.
Boşanmaya bağlı tasfiye davalarında, boşanma davasında yetkili olan mahkeme yetkilidir (TMK m. 214/2). Dava ve süreç hakkında daha fazla bilgi için boşanmada mal paylaşımı rehberine bakabilirsiniz.
İspat ve deliller
Bir malın kişisel mal olduğunu iddia eden taraf bunu ispatlamalıdır; aksi ispat edilinceye kadar bir eşin bütün malları edinilmiş mal kabul edilir. Yargıtay da bir kararında bu ispat kuralını uygulamıştır (TMK m. 222/3; Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/2309, K. 2025/6783, T. 01.07.2025).
Malın kime ait olduğu da ayrı bir ispat konusudur. Belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu ileri süren kişi iddiasını ispatlamakla yükümlüdür. Hangi eşe ait olduğu ispatlanamayan mallar eşlerin paylı mülkiyetinde sayılır (TMK m. 222/1-2).
Değer artış payında değerlendirilecek hususlar ise katkının diğer eşin hangi malına yapıldığı, edinme, iyileştirme veya koruma amacı taşıyıp taşımadığı, katkı oranı ve uygun karşılık alınıp alınmadığıdır (TMK m. 227). Bu alacağın hesabı ile katılma alacağındaki edinilmiş mal ve artık değer hesabının dayanakları ayrıdır.
Faiz ve kararın icrası
Katılma alacağına ve değer artış payına, aksine anlaşma yoksa tasfiyenin sona ermesinden itibaren faiz yürütülür. Durum ve koşullar gerektiriyorsa borçludan ayrıca güvence istenebilir (TMK m. 239/3). Yargıtay’a göre tasfiye, malların değerinin belirlendiği karar tarihinde gerçekleşir; bu yüzden katılma alacağına dava tarihinden değil, ilk derece mahkemesinin karar tarihinden itibaren faiz yürütülür (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/10024, K. 2026/2577, T. 05.03.2026). 2002 öncesi döneme ait katkı payı alacağında ise Yargıtay faizin dava tarihinden itibaren işletilmesi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2021/8891, K. 2022/3160, T. 04.04.2022).
Bu alacaklar para veya mal verilerek ödenebilir. Derhâl ödeme borçlu eş için ciddi güçlükler doğuracaksa borçlu eş uygun bir süre erteleme isteyebilir (TMK m. 239/1-2).
Alacağın tahsili ve dava süreci için boşanmada mal paylaşımı rehberine bakabilirsiniz.
Kaynaklar
Mevzuat
- 4722 sayılı Türk Medeni Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun
- m. 10 – Mal rejimleri
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu
- m. 214 – Mal rejiminin tasfiyesi davalarında yetki
- m. 219 – Edinilmiş mallar
- m. 220 – Kanuna göre
- m. 221 – Sözleşmeye göre
- m. 222 – İspat
- m. 225 – Sona erme anı
- m. 227 – Değer artış payı
- m. 229 – Eklenecek değerler
- m. 230 – Kişisel mallar ile edinilmiş mallar arasında denkleştirme
- m. 231 – Artık değer
- m. 232 – Sürüm değeri
- m. 235 – Değerlendirme anı
- m. 236 – Kanuna göre
- m. 237 – Genel olarak
- m. 238 – İptal, boşanma veya mahkeme kararıyla mal ayrılığında
- m. 239 – Ödeme ve ertelenmesi
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu
- m. 146 – On yıllık zamanaşımı
Yargı kararları
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2022/5083, K. 2022/10511, T. 14.12.2022
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/5140, K. 2026/3750, T. 07.04.2026
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2022/6495, K. 2022/10618, T. 20.12.2022
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2024/7, K. 2025/498, T. 10.09.2025
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/2309, K. 2025/6783, T. 01.07.2025
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/10024, K. 2026/2577, T. 05.03.2026
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2021/8891, K. 2022/3160, T. 04.04.2022
Mevzuat ve karar metinleri: Adalet Bakanlığı Mevzuat Bilgi Sistemi (mevzuat.adalet.gov.tr).